Hapishane diye bahsettiği ev aslında bizim içinde hapsolduğumuz düşüncelerimiz ve sıradanlaşmış hayatımızdı, gerçek hapishane o ev değildi kafamızın içiydi. Şimdi o hapishanenin demirliklerini kırabilmişken biz hala o evde yasamaya mahkum edilmiş kişilerdik. Özgürlük sadece koşmak,yürümek, konuşmak değil hayal dünyamızın uçsuz bucaksız gezisiydi. Sadece sol ayağını kullanabilen Christy Brown o geziye çıkmayı başarabilmiş cesaretiyle örnek olmuş bir yazar.