“Bazen de patlatıp tarihin ensesine:
“Ölüme bak da yürü!”
demek lazım...”
Bu dizeler denk gelmişti bir yerde, hayran etmişti kendine; kesinlikle bu kitabı almalı ve okumalıyım dedirtmişti bana, Buna benzer ve ya daha iyi cümlelerle karşılaşacağım umuduyla okuyup bitirdiğim bir kitap. Çoğu sayfası kelime karmaşası...
Eminim yazar her cümlesinde bir şeyler kastetmiştir veya onun için bir şeyler ifade ediyordur, belki bir anısını anlatıyor, gözünde bir şeyler canlanıyordur, ama okuyucuya pek bir şey ulaşamıyor maalesef, daha fazlası için rastgele bir şiir paylaşıyorum, siz karar verin;
Sayfa 65;
“Affetmek
Tatsız bir yorgunluk.
Bir yavan omuzu gibi durur
ezik topuğumun çamurunda...
Senin ananda da vardı bu belki
cevizsiz ekmeğin
gönlü zengin olur
ne de olsa.
Bütün naraların yalnızlığından kovuldum.
Bacaklarım kalabalık.
Yahut terliyorsa içimizde bir “aralık”!
mahvolmuşuz demektir!”