Umut Aykın

Puan vermedi·368 syf.··
2018 41. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 08 Kasım 2018 01:57
Kitap 360 sayfa olmasına rağmen hızlı bir şekilde bitirilebiliyor. Bunun tiyatro oyunu olması ile ilgisi olabilir. Çünkü bu türde yazıldığı için satırları arasında boşluklar var. Aynı zamanda diyalog üzerine kurulu bir metin olması dolayısıyla betimleme olmamasından hızlı bir okuma sağlanabiliyor. Pek tiyatro eseri okuyan biri değilim ve okuduğum ilk Sartre kitabı bu kitap. Fazlasıyla beğendiğimi söylebilirim kitabı. Beğenimin sebebi ise öncelikle konunun ilgi çekici olması sonralıkla ise bu konunun işleniş tarzı ve karakterlerin ilgi çekici sivri yönleri. Kitap Nazi döneminin Alman bir ailede yarattığı tahribat üzerine kurulu. Bu tahribat karakterlerin ruhsal yönlerinin bozulmasına ve sivrileşmelerine sebep olmuş. Diyaloglar arasından genellikle bir çatışma hali hakim. Ancak bu çatışmalar anlamsız bir kavga olmaktan öte bir sonuca evrilen cinsten. Kitaba dair en güzel şeylerden bir yüzleşme kavramı sanırım. Tüm karakterler geçmişte bir şekilde içinde bulundukları durumda nasıl davrandıkları ile ilgili yüzleşme halindeler. Ve bu yüzleşme hali ise tartışma anlarında ortaya çıkıyor. Savaş halinde askerlerin nasıl davrandıkları ve bu davranışlarının şuç teşkil etmesi halinde bunlardan sorumlu olup olmadığı hali tartışılmıştır. Bu davranışların üstlerinin bir emri yahut içinde bulundukları koşulların bir gereği olmasının sorumluluğu ortadan kaldıracağı iddiası Alman askerlerinin Nürnberg yargılamalarında çoğunlukla kullandığı argümanlar arasında yer almıştır. İşte bu iddanın arkasına sığınmayıp bütün davranışlarının sorumluluğunu üstlenen karakterlerin kitabını okumuş olacaksınız bu eserde. Ancak bu sorumluluğu ne derece kaldırabildikleri ise kitabı okuyanların yapacağı değerlendirmeler arasında yer alıyor. Bu güzel eserin yeni baskısının olmaması ise gerçekten üzücü.
Altona MahpuslarıJean-Paul Sartre · İthaki Yayınları · 200576 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·192 syf.··
2018 19. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2018 19:22
Kitapta bazı öyküler gerçekten çok kısa kalıyor. 182 sayfalık kitaba 20 öykü sığdırınca sanırım böyle olabiliyor. Zaten kitabın isminde de kısa öykü diye belirtilmiş. Kısa öykü olmasının handikapı tam ısınırken öykünün bitiyor olması. Roman türünü daha çok seviyorum bu yüzden. İngiliz ve Amerikan Edebiyatına dair yazarların mercek altına alınması güzel olmuş. Aralarında bilmediğim yazarlar da vardı. Bu kitap sayesinde hiç olmazsa kısa öykülerini okuyabilmiş oldum. Celal Üster’in bu çalışmasını kıymetli buluyorum. Kendisi bu derlemeyi Güldeste diye nitelendirmiş. Bütün çiçeklerini sevemesemde toplu olarak baktığımda güzel bir buket çıkmış ortaya. En beğendiğim öykü G.K. Chesterton’ın Mahşerin Üç Atlısı öyküsü oldu.Diğerleri ise herhangi bir sıralama olmaksızın şöyle: 1. Papazın Siyah Peçesi - Bir Mesel /Nathaniel Hawthorne 2. Gammaz Yürek / Edgar Allan Poe 3. Owl Creek Köprüsünde Bir Olay / Ambrose Bierce 4. Açık Pencere / Saki (H. H. Munro) 5. Savaş / Jack London
Kısa Öykünün Büyük UstalarıKolektif · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20192,517 okunma