Merhabalar, bugün sizlere çok fazla abartıldığını düşündüğüm bir kitabın yorumuyla geldim.
İlk başta kitabın kurgusu hakkında sizi biraz aydınlatayım sonra yorumlamaya geçeceğim.
Hukuk son sınıf (yanlış hatırlamıyorsam son sınıftı) öğrencisi olan Zeliha sıradan üniversite hayatını yaşarken bir gece hiç beklemediği bir olayla karşı karşıya kalır. Bir sokak köpeğine çarpıp kaçan araba görür ve köpeğe yardım etmeye çalışır, o sırada yoldan geçen bir adam görür ve ondan yardım ister adam ilk başta yardım etmek istemesede sonrasında yardım eder ve köpeği alıp bir veterinere giderler. Veteriner köpeği tedavi etmek istemez. O sırada da adamla veteriner arası bir arbede yaşanır ve adam veterineri bıçaklayıp yaralar. Olayın bir anda yaşandığını gören Zeliha korkar ve ne olduğu anlamaz. Adam zelihayı ve köpeği arayıp üs dediği bir yere götürür ve orada Zeliha aslında adamın bir asker olduğunu öğrenir. Veteriner ölür ve o geceden Sonra bir taklitçi bir seri katil ortaya çıkar ve adamı taklit ederek veterinerleri öldürmeye başlar. Adam yani Namı değer Gurur Mert Çalıklı ile Zeliha taklitçiyi bulmak için birlikte çalışırlar ve olaylar gelişmeye başlar.
Kitabın yorumuna gelirsek: kitabı gerçekten hiç sevmedim. Konusu ilgi çekiciydi başta ama sonradan o kadar saçma bir hal aldı ki artık şey diyorum ne alaka yani. Gurur ile Zelihanın arasındaki ilişki kesinlikle sağlıklı bir ilişki değildi. Gururun kıskanmaları takıntılılık seviyesindeydi ki zelihada öyle. Zeliha saçma sapan tiriplere girip hesap soruyor, işte gurur sırf Zelihanın tribün biraz olsun diye üstünden kalksın diye arkadaşının geçmişte yaptığı şeyleri söylüyor falan. Tabi gururun kıskanmaları ayrı bir şey sırf biri zelihaya baktı diye gidip adamı öldüresiye dövüyor ve arkadaşları da onu destekliyor evet haklısın o zelihaya