“İtiraf ediyorum kitap okumak kadar eğlenceli bir şey yokmuş! İnsan kitap okumak dışında her şeyden çabucak sıkılıveriyor. Kendime ait bir evim olduğumda şöyle muazzam bir kütüphane edinmeyi başaramazsam kahrolurum.”
"Başkaları tarafından çok sevildim ama görünüşe göre onları sevme yeteneği bende yoktu.(Ya da, insanlar aleminde "sevgi" denen şeyin olup olmadığından bile şüphe ettiğimi söyleyebilirim.)"
"Tüm kadınlar aklımı karıştırıyordu. Hayatlarını sürdürürlerken akıllarından neler geçtiğini anlamaya çalışmak, bir solucanın düşüncelerini okumaya çalışmaktan daha karmaşık, daha zahmetli ve daha rahatsız ediciydi."
"İnsanlardan yardım istemek mi? Gülünç bir fikirdi bu. Babama, anneme, bir polise, hatta bir hükümete başvurmuş olsam bile kendi bildiğini okumakta mahir bu insanlar sadece bir hikaye uydurup meselenin üstünü kapatmaz mıydı? Hiçbir zaman adil yargılanmayacağımın çok iyi farkındaydım. Sonuç olarak, başkalarına yardım için başvurmanın bir faydası yoktu."
"İnsanları güldürdüğü sürece ne olduğu fark etmeksizin her şeyi yapabilirdim. Onları güldürebilirsem, onların "hayatlarına" gerçekten uymamamı önemsemezler diye düşündüm. Her şeyden önce, dışarı çıkmaktan kaçınmam gerekiyordu. O insanların gözüne batmaktan kaçınmalıydım."