Deneyimlerimiz değil deneyimlerimize verdiğimiz anlam bizi belirler.
Hayat birisinin sana verdiği bir şey değil senin seçtiğin bir şeydir ve hayatı nasıl yaşayacağına da sen kendin karar verirsin.
Önemli olan, kişinin neyle doğduğu değil o malzemeyi nasıl kullandığıdır.
Mutsuzluğunu geçmişini ya da çevrene yıkamazsın. Aslında beceriksiz değilsin. Sadece yeterli cesaretin yok. Mutlu olma cesaretin eksik de denilebilir.
“ Aşağılık duygusu” kişinin kendisi ile ilgili değer yargısını ifade eden bir terimdir.
birtakım şikayetlerin veya kısıtlamaların olsa da, her şeyin olduğu gibi kalması sana daha kolay geliyor.
İNSANLAR EŞİTTİR ama AYNI DEĞİLDİR
iktidar mücadelesiyle karşı karşıya kaldığımızda asla buna kapılmamalıyız.
öfke bir iletişim midir ve iletişim öfke kullanmadan da mümkündür. Öfkeye ihtiyaç duymadan düşüncelerimizi ve niyetlerimizi iletebilir ve kabul görebiliriz.
ne kadar haklı olduğuna inanırsan inan, diğer tarafı buna dayanarak eleştirmeye çalışma.
Kişiler arası bir ilişkide
”haklıyım” dediğim anda ve buna inandığım anda iktidar mücadelesine girmiş olurum.
davranışlara yönelik iki hedef vardır özel koluma ve toplumla uyum içinde yaşamak. “Yapabilirim” bilinci ve” insanlar benim yoldaşım” bilinci
ilişki ne kadar sıkıntı verici olursa olsun, bununla baş başa çıkmaktan kaçmamalı ya da sorunla yüzleşmeyi ertelememelisin.
yaşam tarzına karar veren kişi başkaları değil sensin.
neyi nasıl kullanacağına karar veren kişi sensin
kişiler arası ilişki sorunlarının özeti “onaylanma arzusu”
” kimse beni övmeyecekse, doğru şeyler yapmam; kimse beni cezalandırmayacaksa, doğru olmayan şeyler yaparım.”
başkalarının beklentilerini karşılamak için yaşamıyoruz.
Atı su kenarına götürebilirsin ama ona zorla su içiremezsin.
kendini değiştirebilecek TEK kişi SENSİN