SPOILER!..
Kitabı okurken en çok hissettiğim şey tam bir İskandinav soğukluğuydu. İnsanlar hem birbirlerinin hayatına karışıyor hem de duygusal olarak inanılmaz uzaklar. Özellikle anne-kız ilişkisinde bunu çok hissettim. Kadının hayatına müdahale ediyorlar, yargılıyorlar ama oturup açık açık konuşmuyorlar. Her şey sessiz, bastırılmış ve pasif agresif ilerliyor. Bu da beni çok gerdi.
Annesine ayrıca çok gıcık oldum çünkü bir anne nasıl bu kadar soğuk ve vicdansız davranabilir diye düşündüm. Bağırıp çağıran bir kötü karakter gibi değil ama sevgiyi geri çekerek cezalandırıyor resmen. Bence kitabın en acıklı tarafı da Johanna’nın buna rağmen annesine hâlâ bağlı olmasıydı. Yıllarca uzak kalsa bile annesini hayatından tamamen çıkaramıyor. Sürekli onu düşünüyor, görmek istiyor, onayını bekliyor. O çaresizlik hissi baya üzücüydü.