Ayşen E.

Ayşen E.
@Aysenn35
Yeni bir hayat
İsmet eşini seviyordu ama eşini sevmesi yetmiyordu. Eşiyle birlikte kaynanasını, kayınbabasını, kaynını, baldızını ve hatta hayattaki tek marifeti göbeğinde çay bardağı durdurabilmek olan bacanağını da sevmek zorundaydı. İsmet bu duruma deli oluyordu. Evde her şeye eşi karar veriyordu. İsmet'in hangi balkonda oturacağına kadar. Karşı apartmandaki kadın balkonda müzik açıp dans etti diye İsmet, arka tarafta tarla manzaralı balkonda oturmak zorunda kalıyordu. Eşi İsmet'e güveniyor ama dans eden kadına güvenmiyordu. Arka taraftaki balkon kimse tarafından görülmediği için evin terkedilmiş bir yeriydi sanki. "Toz oluyor," diye eşi balkona hiçbir eşya koymuyordu. Sadece, eve doğalgaz bağlandığı sıralarda "belki ileride bir gün lazım olur" diyerek balkona bırakılmış bir büyük tüp vardı. İsmet de bu büyük tüpün üstünde oturup hayatını sorguluyordu. Çocukluğundan beri girdiği bütün ortamlarda eğlenenden çok eğlenilen bir adam olmuştu İsmet. Hep onunla dalga geçerlerdi. İsmet'in kısa boyu, zayıflığı, çekingenliği, pısırıklığı ve özellikle de eğri burnu eğlence konusu olurdu. Aslında doğru açıdan bakılırsa burnunun eğriliğinin belli olmadığını düşünüyordu İsmet. İnsanlar doğru açıdan bakmadıkları için, İsmet eğri burnu doğru gözüksün diye lisedeyken boynunu eğerek dolaşmıştı. Boynunu eğince, burnunun doğru görüneceğini düşünen İsmet'e sonunda yeni bir lakap daha eklenmişti: "Boynueğri İsmet" Aslında lakaplara alışması lazımdı İsmet'in ama alışamamıştı bir türlü. ilkokul sıralarından beri kendisine takılan bir sürü lakap olmuştu. " Ufak İsmet, Sessiz İsmet, Eğriburun İsmet," gibi. Evlendikten sonra lakaplarına yenileri de eklenmişti: " Sünepe İsmet, Kılıbık İsmet, Yarım Adam İsmet, Kıçıkırık İsmet" diye. Ki bu "Kıçıkırık" lakabının niye takıldığını bir türlü anlayamamıştı.
Ayşen E.
😄😄👏👏👏