Kitap tek kelimeyle MUHTEŞEMDİ! Uzun zaman sonra ilk defa tam istediğim gibi bir kitap okudum. İçinde ne ararsan var, entrika, savaş, siyaset, tarih, aşk. Kitabı bitirene kadar kafamda sürekli "acaba kim?", "şu şöyle mi olacak?", "bir sonraki planı ne?" soruları yankılanıyordu, o kadar zevkli ve heyecanlıydı ki.
Bir millet düşünün düşmanını kazanda kaynatacak kadar gaddar ama karşısında eğilecek kadar da medeni. İşte japonların dünyası. Yazar sizi feodal dönemi japonların dünyasına öyle güzel dahil ediyor ki, bir yandan hikâyeyi okuyorsunuz, bir yandan da Japonya ve japonların kültür, din, yaşam tarzları ile alakalı şeyler öğreniyorsunuz. Yazarın gerçek olaylar ve kişilerden esinlenmesi ve tüm doğallığıyla olayları anlatması (hassas ruhlar okumasın) beni daha da çok etkiledi. Daha dün bitirmeme rağmen özledim resmen, devam etse seve seve okurdum. Samurayların dünyasına bir kez daha hayran kaldım, onlardaki sadakat ayakta alkışlanacak kadar inanılmaz.
En sevdiğim karakter kesinlikle Toragana'ydı. Kendisini bir kelimeyle ifade etmek gerekirse, "zeka" olurdu. Son sayfaları okurken ağzım tam anlamıyla açık kaldı. Vay be Toragana sen neymişsin...
Tek üzüldüğüm nokta yazarın son savaşı anlatmayıp özet geçmesi. O kadar savaştan bahsedip anlatmamak...