Süleymaniye semti adını, 16.yy Osmanlı dünyasının büyük mimarı Sinan'ın eserinden alıyor. Sinan'ın şehrin doğasıyla duyarlı bir uyum içinde tasarlayıp yarattığı bu eser, muhteşem Süleyman'ın adını taşıyor.
Bazıları Ayasofya'nın ve Bizans mimarisinin, bu görkemli eserle aşıldığını söylerler; ne kadar anlamsız ve ciğ bir karşılaştırma...
Ayasofya Ayasofya'dır, Süleymaniye'de Süleymaniye: ikisi birbirini gölgelemez, İstanbul'un niçin büyük olduğunu belgelerler sadece.
Onlar İstanbul'un ihtişamını, İstanbul da onların güzelliğini arttırır.
"İstanbullu şehirlerini lafta çok severdi. Ama onu sahiplenip külfetini yüklenme konusunda bugünkünden daha iyi olduklarına dair bir işaret yoktur. Günün birinde bu bilince ulaşacağımız tahmin edilir."
Şemsettin Sami'nin 1870 yılında kaleme aldığı Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat Tanzimat Dönemi Türk Edebiyatı ilk yerli romanı.
Fitnat ile Talat'ın trajik aşk hikayesi anlatılıyor. Okurken yeşilçam filmi izliyormuşsunuz havasına giriyorsunuz.
Dönemin kadın erkek ilişkilerine, kadının dönem toplumundaki konumuna değiniliyor.