Güneşin ancak dünyadaki en kutsal madde yani insan kanı ile beslenebileceğine ve kötülüklere karşı ancak bu şekilde mücadelesine -karanlığın güçleri Ay ve diğer yıldızlara karşı- devam edebileceğine inanıyorlardı. Bunun için de ona sık sık insan kurban ediyorlardı.
Çaresiz kalan imparator Şarlman, gözyaşları içinde Tanrı’ya torunlarını bu amansız yağmacılardan kurtarması için dua etmişti. Viking saldırılarının sonucunda Kuzey ve Avrupa kiliselerinde edilen duaların sonu “Tanrım bizi kuzeylilerin gazabından koru” şeklinde bitiyordu.
Ders kitaplarımızda klişe haline gelen bilgilerden biri de Amerika kıtasını keşfeden ilk Avrupalının Kristof Kolomb olduğudur. Halbuki Kolomb’dan yaklaşık 500 yıl kadar önce Norveçli Vikingler bu kıtanın yaşama en az müsait olan bölgelerden biri olan Grönland’a ve Kanada’nın doğu kıyılarına yerleşerek koloniler kurmuşlardı.
Yirmi bir bin yaralının bulunduğu müttefik donanmadaki yaralılardan biri de ilerleyen yıllarda “Don Kişot” isimli eseri ile İspanyol edebiyatının ölümsüz isimlerinden biri haline gelecek olan Miguel Cervantes’ti. Kendisi bu savaşta sol kolunu kaybetmişti.