Ayshen

Her gün, her saat öldürüyorum kendimi, ama sık sık, en beklemediğim bir zamanda, direnişin şeytanca içgüdüsü, isteğin çılgın dürtüsü her zaman su yüzüne çıkıp, geriye, canlıların arasına, her şeyin arasına itiyor beni. Ama daha şimdiden, ölüme daha yakınım, bu yüzden de, mutluluğa, yaşamda, yaşamın hiçbir zaman veremeyeceği şeyleri arayanlardan çok daha yakınım.
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Yaşamak için hiç durmadan isteriz, ölmek içinse hep daha az istemek, yalnızca istememek gerekir. Yaşamın tümü çabalardan oluşur. Artık hiçbir şey için, hiçbir biçimde çaba harcamazsak, yaşam boşalır, kendiliğinden söner, böylece her şeyi kabul etmekle her şeyi reddetmek denkleşir, birbiriyle kaynaşır, tek bir şey olur. İstemek zordur, ama hiç istememek çok daha zordur.
Ruh her şey olabilir, ruh her şeydir, istemdir, dünyanın efendisidir.
Yalnızca yaçamın gizi ölümde değil, ışığın gizi de karanlıkta, iyinin gizi kötülükte, doğrunun gizi yanlışta, evetin gizi hayırdadır! Bu yüzden yaşamak isteyen her Faust, yaşamı tıpkı bir sevgiliyi kucaklar gibi, onun her şeyini duyumsamak, her yanını kucaklamak isteyen, her şeyin tadına varmak isteyen her tutkulu ruh, ölmeye hazırlanmalı, kendini ölümün içine koymalıdır. Bir an yoğun bir biçimde yaşamayı başarabilirsek, yaşam ağır bir ölümdür, her duyusal haz, bu uzun can çekişin onca sıçrayışından, ölüm hırıltısından biridir yalnızca.
Ama her şey dikkatimi çeliyordu - bir kadının bakışı, bir oğlanın küfrü, bir tiyatronun ışıklı harfleri. Kilise çanlarının her vuruşu ürpertiyordu beni. Anılarla geçmişe özlemler, zihnimin bulanık karanlığında yarışırcasına, ama yorgun, gidip geliyorlardı.