İnsan küçük ve zavallı bir yaratıktır. Ancak bu halimizi hiç kimseye anlatmak veya göstermek istemiyoruz. Çünkü utanıyoruz, korkuyoruz, itiraf edemiyoruz. Ve sadece bu değil, hayatın hayhuyundan dolayı birbirimizi dinlemeye bile vakit bulamıyoruz. Bu karmaşada birbirimizin canını yakıyor, üzüyoruz birbirimizi.
İnsan köklerinden uzaklaşmadıkça, kök nedir bilir mi? Değişik, rengarenk topraklara ayak basmadıkça insan, neden daima ata toprağına gömülmek istediğini anlayabilir mi? Mutluluk ve başarı... hayatın mutluluk ve başarısı da böyledir işte; başka canları bir yaprak misali titreten mutluluk ve başarılarını tanımadan, insan kendi canının mutluluk ve başarı kaynağını tanıyabilir mi?