Aysun

Hava Pilot Albay Yılmaz Evcimen anıları
Biz ilk sortimizi tamamlayıp geri döndük. Uçaklarımız yüklendi tekrar havalandık. Bu sefer çok tedirgindik zira baskın etkisi geçmiş, düşman bizi artık bekliyordu. Artık rotamızı tahmin ettikleri için ona göre düzen almışlardı. Bazı uçaklar delik deşik oldu. Hatta bir 12.7 mm'lik uçaksavar mermisi bir C - 130'un seyrüsefercisinin koltuğunu delmiş ve minderin içinde kalmıştı. Atma bölgesine geldiğimizde uçağın sağında solunda mermiler patlıyordu. Uçağımız sallanıyordu. Adam çevirmiş 4 namlulu uçaksavarı, bize ateş ediyordu. 4 namludan birden 4 alev çıktığını gördüm. Çok değişik bir duyguydu. O anları anlatmak çok zor.
Sayfa 147·Kitabı okuyor
Hava Teknik Kıdemli Başçavuş Reşat Çolak anıları
C-47'lerin kumanda satıhları bez kaplamadır. Paraşüt kolonları toplanmazsa bu satıhlara çarpıp vurarak yırtabilirdi. Bu nedenle uçaklarda paraşüt kolonlarını toplamak için 2'şer tane er görevlendirilmişti. Kolonlar toplanırken ben de yardım ettim. Çok korkuyorlardı. Kapıya yanaşamıyorlardı. Biraz sıkıntı yaşadık uçağımız yara aldı çat çut sesler duyduk ama komandoları Kıbrıs'a atıp Kayseri Hava İhmal ve Bakım Merkezi'nin toprak pistine indik.
Sayfa 143·Kitabı okuyor
Hava pilot kıdemli Binbaşı Mustafa Kozanoğlu anıları
Havalandıktan kısa bir süre sonra bizim motorlardan biri siyah dumanlar çıkarmaya başladı. Büyük bir gürültüyle patladı ve sonra da durdu. Uçak yüklü. Tek motor durmuş. Savaşa gidiyoruz. Heyecan hat safhadaydı. Rahmetli Ender Arancı'nın emergency uygulama usulleri ile koldan ayrıldık. Uçak çekmiyordu irtifa kaybediyorduk. Ender abi çok uğraştı. Ben de ona yardım ediyordum. Yavaş yavaş ters yönden gelerek Erkilit'e iniş yaptık. Bizdeki askerleri Yüzbaşı Zekeriya Ünal 6035 numaralı C-47 ile aldı ve götürüp attı. Uçak 33 mermi yarasıyla da geri döndü.
Sayfa 129·Kitabı okuyor
Dönüşte Kayseri'deki Hava İkmal Bakım Merkezi'ne indik. Sabah bizi Kayseri Erkilet'ten uğurlayan teknisyen arkadaşlarımız bizi karşıladılar. Uçaklardan inerken hiç unutmuyorum, teknisyenler etrafta buldukları kurumuş bitkilerden buket yapmışlar, biz inerken coşkuyla tezahürat yapıp bu buketleri bize verdiler. Meğer bizi uğurladıktan sonra onlar için 20 uçaktan 7'si geri dönerse harekatın başarılı olacağı kabul ediliyormuş. Ama biz bir uçağımızın acil inişi dışında hepimiz geri dönünce çok sevinmişler. Uçaktan inince birbirimize sarıldık ağlaştık. Sonra uçağımızın durumunu gördük. Uçağımızda 18 mermi deliği vardı.
Sayfa 124·Kitabı okuyor
Komandoları attıktan sonra Beşparmak Dağları'nı geçerken ilk atışı yedik. Rumlar koruganlara gizledikleri uçaksavarlarla bize ateş açtılar. Ellerindeki makineli toplarla da bizi tarıyorlardı. Yanımdaki Teğmen Cemal Çoker abi bize ateş ediyorlar dedi. Ben de oğlum harpteyiz, leblebi atacak halleri yok, tabii ki ateş edecekler dedim. Tak tak tak sesleri duyuyorduk ama mermi nereden giriyor uçağın neresi vuruluyor anlayamıyorduk. Kol uçuşunda olduğumuz için düzeni bozmadık. Sert ve büyük hareketler yapmadan, küçük oynamalarla uçuşa devam ettik, yoksa birbirimize çarpardık.
Sayfa 123·Kitabı okuyor