Aysun

Hava pilot kıdemli Binbaşı Mustafa Kozanoğlu anıları
Havalandıktan kısa bir süre sonra bizim motorlardan biri siyah dumanlar çıkarmaya başladı. Büyük bir gürültüyle patladı ve sonra da durdu. Uçak yüklü. Tek motor durmuş. Savaşa gidiyoruz. Heyecan hat safhadaydı. Rahmetli Ender Arancı'nın emergency uygulama usulleri ile koldan ayrıldık. Uçak çekmiyordu irtifa kaybediyorduk. Ender abi çok uğraştı. Ben de ona yardım ediyordum. Yavaş yavaş ters yönden gelerek Erkilit'e iniş yaptık. Bizdeki askerleri Yüzbaşı Zekeriya Ünal 6035 numaralı C-47 ile aldı ve götürüp attı. Uçak 33 mermi yarasıyla da geri döndü.
Sayfa 129·Kitabı okuyor
Reklam
Dönüşte Kayseri'deki Hava İkmal Bakım Merkezi'ne indik. Sabah bizi Kayseri Erkilet'ten uğurlayan teknisyen arkadaşlarımız bizi karşıladılar. Uçaklardan inerken hiç unutmuyorum, teknisyenler etrafta buldukları kurumuş bitkilerden buket yapmışlar, biz inerken coşkuyla tezahürat yapıp bu buketleri bize verdiler. Meğer bizi uğurladıktan sonra onlar için 20 uçaktan 7'si geri dönerse harekatın başarılı olacağı kabul ediliyormuş. Ama biz bir uçağımızın acil inişi dışında hepimiz geri dönünce çok sevinmişler. Uçaktan inince birbirimize sarıldık ağlaştık. Sonra uçağımızın durumunu gördük. Uçağımızda 18 mermi deliği vardı.
Sayfa 124·Kitabı okuyor
Komandoları attıktan sonra Beşparmak Dağları'nı geçerken ilk atışı yedik. Rumlar koruganlara gizledikleri uçaksavarlarla bize ateş açtılar. Ellerindeki makineli toplarla da bizi tarıyorlardı. Yanımdaki Teğmen Cemal Çoker abi bize ateş ediyorlar dedi. Ben de oğlum harpteyiz, leblebi atacak halleri yok, tabii ki ateş edecekler dedim. Tak tak tak sesleri duyuyorduk ama mermi nereden giriyor uçağın neresi vuruluyor anlayamıyorduk. Kol uçuşunda olduğumuz için düzeni bozmadık. Sert ve büyük hareketler yapmadan, küçük oynamalarla uçuşa devam ettik, yoksa birbirimize çarpardık.
Sayfa 123·Kitabı okuyor
Hava Pilot Binbaşı Nejatt Tatarer anıları
Bizim normal atma irtifamız 900 feet yani yaklaşık 300 metreydi. Yerde sağa sola kaçışan rumları gördük. Hazırlıksız yakalanmışlardı. Daha önce eğitimlerde yaptığımız gibi 1 hazır, 2 hazır, 3 hazır ikazlarını duyduk. Sonra zil sesini vererek atmayı başlattık. Hava indirme görevini şahane bir şekilde yaptık. Bence dünyadaki en güzel hava indirme harekatlerından biri oldu. Örnek bir hareket oldu diyebilirim. Bizim uçakta bir general vardı. İlk o atladı. Babamız atladı. Biz duramayız diye bağıran komandolarda koşa koşa uçaktan atladılar ve böylece ilk sortide tam teçhizatlı 25 komandoyu attık.
Hava Pilot Albay Altay Yıldırım
Sabah erkenden uçaklarımızın başındaydık. Komandolar başlarında birer imam, dualar eşliğinde uçaklara biniyorlardı. Saat 7.05'te paraşütçüleri attık. Radyomuz açıktı memleketim şarkısı çalıyordu. O şarkı bize başka bir coşku verdi. O an uçakta çat çat diye iki ses duyduk. Nabi Özdemir ile birbirimize baktık. Sen de bir şey var mı dedi yok dedim. Sonra kanada bir baktık ki uçaksavar mermisi alttan girmiş kanadın üstünü karnabahar gibi açmış ve çıkmış. Yakıt depoları oradaydı telaşlandık. Diğer merminin girdiği yer ise motorun silindir kapakçığını sıyırmıştı. Şansımıza hiçbir şey olmadan Ankara Etimesgut'a geldik.
Sayfa 109·Kitabı okuyor
Reklam