Tek bir gönül ilişkisi bile yaşamadan durgun geçen yirmi dört yıl sonucunda, kendi
duygularını hemen algılama becerisiyle donatılmaktan uzak kalmış ve gerçek aşkın sıcaklığını asla tatmamış biri olarak gitgide hararetlendiğinin de farkında değildi.
“Kimileri rehbere ihtiyaç duyar, çoğu insan duyar. Ama ben rehbersiz de yolumu bulacağımı düşünüyorum. Şimdiye kadar harita odasında çok zaman geçirdim. Yolumu bulmak için hangi haritaları istiyorum, hangi sahilleri keşfedeceğim, bilecek noktaya geldim sayılır. Çizdiğim çizgiye bakılırsa kendi başıma çok daha hızlı keşfediyorum. Bilirsiniz bir filonun hızı, en yavaş geminin hızı kadardır. Öğretmenlerin de hızı böyledir. En yavaş öğrencilerinin hızında öğretmeleri gerekir. Bense öğretmenlerin sınıf ortalamasına göre belirlediği
hızdan çok daha hızlı gidebilirim.”
Öğretmenlerin rolü, çocuklara harita odasının içinde ne olduğunu sistemli biçimde öğretmek. Öğretmen, harita odasındaki rehberdir,hepsi o. O bilgiler onların kafalarının içinde değil. İcat eden, yaratan onlar değil.Her şey o harita odasında. Öğretmenler harita odasından nasıl yararlanacaklarını bilir.