Çok farklı bir tarzda okumayla geldim bu sefer.
Açıkçası çok önyargılıydım ama sevdim. Uzakdoğu edebiyatındaki dinginliği hissettirdi.
Öncelikle Kintsugi nedir hiç duydunuz mu? Açıkçası bende kitapla duydum ve biraz araştırdım.Kintsugi, kırılan nesnelerin altın tozu ve reçine ile onarıldığı geleneksel bir Japon sanatıdır. Bu teknikte çatlaklar gizlenmek yerine vurgulanır, nesneye özgünlük ve estetik değer kazandırılır.Buradaki amaç meydana gelen kırıkları onarıp değerli bir hale getirmektir.
Roman bu fikir üzerine yazılmıştır. . Üç farklı kuşak. büyükanne, anne Yuuko ve kızı Mao hikayesini anlatıyor. Hikaye, Kanazawa de, urushi kokularının içinde bir evde geçiyorUrushi: Asya’ya özgü bir ağacın özünden yapılan, sert ve su geçirmez bir yüzey oluşturan vernik
Yuuko, eşinden ayrılmış kızı ile ailesinin yanına dönmüştür. Evde iki erkek kardeşi daha vardırYukoo hem kendi için hemde kızının geleceği için para kazanmak istemektedir. Kızını annesi ile bırakarak bir işe girer.
Büyükanne, anne Yuuko ve Mao. Her biri kendi hayatında farklı kırılmalar yaşamıştır ve beraber iyileşmektedirler.
Mao’nun büyükannesinin kintsugi sanatı, aslında ailenin mirasını da temsil etmektedir.Mao ise gelenekleri ve modern gelecek arasında kalmıştır.
Olaylar Mao’nun annesinin dolabında kırmızı Kanzashi bir toka bulup bu tokanın gizemini merak etmesiyle başlıyor.
Üç kuşağın pişmanlıklarını hayallerini hayal kırıklıklarını nasıl onardığını okuyoruz
Atölyedeki her bir kırık büyükanne tarafından onarılırken onarılan sadece eşyalar değil kendi içlerindeki yaralarıda onarıyor.
Huzurlu sakin bir anlatımla olaylar işleniyor.
Ben okurken hem hüzünlendim hem dinlendim hemde ben olsam ne yapardım diye bir çok yerde kendimi koydum.
Hem okumak hem bilgilenmek hemde dinlenmek isterseniz tavsiyemdir