“İnsan yaşlandıkça biriyle her karşılaştığında “belki de bu son görüşmemizdir”diye düşünmeye başlıyor.”
Kintsugi..Duymayanınız illaki vardır.Kırılan seramikleri onarma sanatı Kintsugi..Bu kırılan veya çatlayan eşyalar gümüş,altın veya platin ile tamir edilerek değerli bir eşyaya dönüştürülür.Yani kusurları gizlemek yerine onlara değer veren,hikayelerine devam etme imkanı tanıyan bir anlayış bu.
Kitap da tam bu anlayıştan doğuyor.Kırılan ama bir şekilde hayata daha güçlü ve daha değerli yol almaya çalışan hayatlardan..
Üç kuşak..Küçüklükten itibaren hep yerini bulmayı amaçlamış,kırılmış;ama belli etmemiş bir kadın..Onun hala arayışını sürdürdüğü,hayata karşı tecrübesiz olan kızı ve ikisini de toparlamaya,bir arada tutmaya çalışan evin büyüğü..Kim bu kadınlar peki?
Yuuko,eşinden ayrılmış kızı Mao ile ailesini evine dönmüş genç bir kadın..Geçmişten gelen pişmanlıkları,sessizce taşımaya alışık olduğu yükleri var.Üstelik o bir anne,kızı Mao ve onun geleceği adına kaygılı.Ve Mao..Tam bir modern dünya ile gelenek arasında köprü kuran,kendi köklerini arayan bir torun ve büyükanne ile olan ilişkisi bence harika..
Mao,tatillerde Kintsugi yapımında büyükannesine yardım eder ve bir gün onun dolabında kırmızı Kanzashi bir toka bulur.Bu tokanın nerden geldiği merakı ikisine de bir yolculuğun kapısını aralar.Büyükannenin geçmişine,aile sırlarına uzanan uzun bir yolculuğa çıkarır bizi..
Ben sanırım epey sevdim bu ‘İyi hisset’ kitaplarını.Çok gürültülü,iniş çıkışları olmayan,insana yavaşça etki edip yormayan üstüne düşündüren bu kitap içimi ısıttı.“Kırıldığın yerden iyileşirsin”fikri bana‘Kusurlarım olsa bile değerliyim ve doğal olan bu’düşüncesini yükledi.Özellikle de insan ilişkilerinin ya da yaşamların da aynen eşyalar gibi tüketim malzemesi olarak görülmeye başladığı günümüzde