Paha biçilmez taşlar, seyrek dizilenlerdir,
Ayrık mücevherlerdir görkem verenler taca.
Zaman, mücevher kutum gibi basar bağrına
Ya da giysi dolabım gibi saklar da seni,
Eşsiz kutsallık versin diye eşsiz bir an’a
Gözler önüne serer tutuklu görkemini.
Erdemlerin sonsuzdur, varlığın gür ve kutlu:
Sana ermek zaferdir, sensizlik umut dolu.
Yola koyuldum ama, ilerlemek ne de zor;
Şu yorucu yol var ya, ben sonuna vararak
Rahata kavuşmayı umarken, şöyle diyor:
“Sen ne kadar gidersen dostun o kadar ırak.”
O gün gelsin, hazırım; er geç gelirse o gün
Kusurlarıma bakıp kaşını çatacaksın,
Aşkının değerine ters düşecek gördüğün,
Bu uyuşmaz hesabı silip kapatacaksın