Ahhh Shakespeare her bir kitabını kaç kez okudum bilemezsin... Sadece birkaç sone okuyup birakip günlere yayacaktim seni. Olmadı yine... Bu kadar derinden yaralayan kelimeleri bir araya getirmiş olmani mi konuşayım yoksa her dize de sana ne kadar üzüldüğümü mü??? Bir yaz gecesisin sen, hissettirdiklerinse yaz rüzgarları gibi. Hep devam edecegini bile bile yazmissin sevgini ve yarın uçup gidecekmissini nasil da her sonede ayri ayri hatirlatmissin. Nasil ince, naif bir üslubun var ki senin. Nasil kışları bahara çeviriyorsun bir dizenle, sonra gelen dizede nasil mahvedebiliyorsun böyle... Her kitabin gibi bu kitabinda muhtesemdi. Senin devrin hic bitmedi, bitmeyecekte. Aşkına yürekten inandim ama keske oyle sevmeseydin de dedim tabi o zaman bu yıkıcı yapıcı muhteşem dizeler de olmazdi. Söylenecek çok sey olmasina ragmen her bir kitabinda insanin nutkunun tutulmasi da böyle şey. Bir baska zaman yeniden bulusmak umuduyla velakin bu kez bir yaz akşamında.
SonelerWilliam Shakespeare · Oda Yayınları · 201011,1bin okunma
İstersen beni suçla veremediğim için
Sendeki şu görkemli erdemlerin hakkını,
Unutup göz önüne seremediğim için
Beni her gün daha çok saran tatlı aşkını,
Yakınlık göstererek nedense şuna buna,
Senin zor kazandığın hakkı harcadım diye;
Her rüzgâra kapılıp yelken açmamı kına,
Budur beni götüren, gözlerinden öteye.
Bendeki her kusuru, inadı deftere yaz
Ve kesin kanıtlara şüphelerini ekle;
Dilersen veryansın et, kaşını çatar çatmaz,
Ama, ah, vurma beni canlanan nefretinle.
Senden özür dilerim: Çabamın nedeni tek:
Aşkında sadakatle erdemi belirlemek
İnanma sana önce yazdığım satırlara,
“Daha çok sevemem ki seni” diyene bile;
Bilmiyordum o ara: nasıl olur da, sonra
Yanar yüce ateşim coşup duran bir güçle.
Çetele tutan Zaman, bin bir kazayla gelip
Antlara, fermanlara olmaz işler yaptırır,
Kutsal güzeli bozup, sert amacı köreltip
Nice dik kafaları başka yola saptırır.
Zaman, en yaman zorba: gönlüme korku düştü,
“Artık en sevdiğimsin,
” desem olmaz mı sana?
Eskiden belirsizlik, kesin mi görünmüştü:
Bu an, baş tacı, yarın kuşku kaynağı bana?
Aşk bir yavrudur; n’olur bunu böyle söylesen,
Büyümesi süren şey, kıvama erer desen?