"Suçluluk damgası çocuğun tüm kişiliğini etkilemekte ve onun bu damgayı benimseyerek ya da yeniden suça yönelmesi için uygun psikolojik ortamı hazırlamaktadır."
"Antikçağda Yunan düşünürü Platon, "Kanunlar" adlı yapıtında, suçu, ruhun bir hastalığı olarak değerlendirmiş ve bunun nedenlerini; tutku, haz arama alışkanlığı ve bilgisizlik olarak görmüştür. "
"Hukuksal alandaki tanıtımına bakıldığında çocuk, toplumsal anlamda birey olmaya hazırlanan 18 yaşından küçük bireylerdir."
Yorumum: Bu tanım BM Çocuk Koruma Kanununda geçerli ve olması gereken yaşa göre bir tanım. Bizim kanunlarımızı ele aldığımızda; Türk Medeni Kanunun da "17 yaşını doldurmuş kızlar", Türk Ceza Kanunun da ise, "15 yaşını doldurmuş kızlar" evlenebiliyor. Yani bizim kanunlarımız evlilik yaşını örtülü olarak 18 yaşın altında tutmaktadır. Bu bağlamda türk hukuk sisteminde çocuk gelin kavramının tarifinin kanuna göre değiştiğini söylemek ve bu kavramın önünün açıldığını söylememiz mümkündür. Bu örneği vermemenin nedeni, evlenme yaşı bile bu kadar düşmüşken, bahsettiğimiz "Çocuk" kimdir? Sorusuna yanıt bulmak. Bence üzerine düşünmek ve mevzuattaki maddelerde düzeltme yapılması gerekli. Yoksa çocuk işçiliği, çocuk gelin gibi kavramlar hiçbir zaman bitmeyecek.