"... tüm biyo-psiko-sosyal ve toplumsal risk faktörlerinin ortadan kaldırılması toplumsal işbirliği ve koruyucu- önleyici yaklaşımların geliştirilmesini gerektirmektedir."
"Hayat devam ettikçe hepimiz aslında "gereğinden fazla öğreniyoruz". Yaşadığımız ya da şahit olduğumuz olaylardan "gereğinden fazla tecrübe kazanıyoruz". "
Sayfa 38 - Doğan Egmont Yayıncılık ve Yapımcılık Tic. A. Ş.·Kitabı okuyacak
"Ebeveynler bazen çocuklarına aşırı kısıtlamalar getirerek onlar üzerinde baskı kurabilir bazen de çocuğa ve gence çok geniş bir özerklik alanı bırakabilir."
Ebeveyn olarak doğru davranabilmek için; çocuğa özerklik alanını belli ölçüde bırakmalı( ne fazla ne az olmalı), çocuğa baskı kurmadan, kısıtlama getirmeden doğru- yanlış anlatılmalı ve gözlemlenmeli, denetlenmeli. Gerektiğinde çocukla konuşulmalı (arkadaş gibi olunmalı). Herhangi bir sorunu olduğunda ebeveynleriyle veya çevresiyle bunu içine atmak, saklamak yerine aile bireyleriyle paylaşmalı. Bu nedenle de çocuk anne babasına güvenebilmelidir.
"Ergenlik döneminde benmerkezci bakış açısı, otonomi(koşulsuz bağımsızlık- özerklik) kazanma aşamasında çocuk ve genç, özerkliğini hem kendine hem de başkalarına kanıtlama ihtiyacı duymaktadır."
Bu kanıtlama ihtiyacının sonucu olarak, sigaraya içmeyi ve suç işlemeyi örnek verebiliriz. Bunun altında " Ben korkusuzum, ben büyüdüm" gibi anlayışlar yatmakta ve bu anlayışlar gösterilmeye çalışılmaktadır.