Hayat, savaşta veya barışta, devamlı hüner, mücadele ve yetenek isteyen savaşın kendisiydi; korkaklıkla kararsızlıkla, mütereddit ya da kuruntulu bir yürekle sürdürülen hayata hayat denmezdi.
Savaş bir rüyada üstüne çöken bir kabusa benzer. İçinde düşünce, mantık ve vicdanın olmadığı bir kabus... İçinde kardeşlik, dostluk, birlik duygularının aranmadığı bir kabus... Orada bir tek düşmanlık, çarpışma ve yok etme var.