Yazının gücüne değil, kılıcının gücüne inananlar, yazıya kulak asmazlar, ya ki günün birinde yazının gücünün, kılıcın gücünden daha kuvvetli olduğunu gözleriyle görünceye, deneyleriyle yaşayıncaya kadar.
Zaman, yerinde durmayan seglavi bir kısrağa benziyor. Zamanla yazıdan başka kim yarışabilir ki? Hangi hayal, yazıya geçirilmemiş hangi bilgi zamanın seline karşı durabilir?
Çaresi yok, doğanın yasası bu, bir süre sonra yapraklar da veda edecek, kaybolacaklar. Çaresi yok, doğum ve ölümün, başarı ve başarısızlığın, uyku ve uyanışın, sonbaharla ilkbaharın çaresi yok.