Sadrazam Paşa dış işlerden söz ederken "Ateşkes hükümlerinden ayrılmamak, İstanbul hükümeti tarafından gerekli görülmektedir" yükümlülüğünde bulunurken, "İzmirin işğalinden dolayı ortaya çıkan karmaşa ve karışıklığa son verecek, ancak barıştır" demekle yetiniyor.
Kuva-yı Millliye adını taşımakta olan Yahyanın ortadan kaldırılması,İzmit, Adapazarı ve İstanbul çevresinde, düşmanlarımızın hesabına birçok bozğuncu çetelerinin doğmasına da neden olacaktır. Dolayısıyla, Cemal paşanın işe el koymasıyla, Yahyanında ad değiştirirerek daha önce sunduğum şekilde serbest kalmasının sağlanması için gerekli kişilere emir verilmesi istirham olunur.
Efendiler, Rıza Paşa hükümeti ve o hükümette Savunma bakanı olan kişi, süngülerini ulusun kalbine saplayan yabancıları konuk kabul ediyor ve onlara konuksever ve ılımlı davranmakta zorunluluklar görüyor ! Bu ne düşüncedir, bu ne kafadır ? Ulusal dava bu mudur ?
Bir davanın ve bir grupun en yüksek ve güçlü, tanınmış kişileri, kendi yetki çerçevesinden çıkıp da hükümet işine karışınca, Milli Meclis daima zayıf kalmış ve bir çok akımlar karşısında ya sürüklenmiş veya parçalanmıştır.