Kar sağlamak hiçbir zaman tek amaç olmadı. Japon
firmaları, her zaman onur ve saygınlık kazanmaya çalıştı. Fabrika yöneticileri, ulusa hizmet etmeyi, üstlerine boyun eğmeyi ve astiarını disiplin altına alıp onları korumayı gö-
rev bildiler.
Orta Avrupa'da siyasal statükonun sürmesi, 1848'den sonra Rusya'nın tutumuna bağlı oldu. Ruslar Türklerle savaşa girme yanılgısına düşünce, Fransa ve Büyük Britanya, büyük bir isteklilikle Türklerin yardımına koştular ve Rusları kendi topraklarında, Kırım'da yendiler.
Hiçbir Müslüman, bir zamanların onurlu lslam dünyasının 1850de düştüğü acıklı durumdan hoşnut olamazdı.Ekonomik alanda, Avrupa'nın makine yapımı malları, 1830 dolaylarından başlayarak lslam dünyasının geleneksel zanaatçı topluluklarını yoksulluğa düşürmeye başladı. Böylebir dünyada gerçekten Allah var mıydı?
Newton'un hareket yasalarından farklı olarak, hükümetler ve insanlar her zaman rasyonel davranış çizgisinden saptıkları için, bu tür Laissez faire (bırakın yapsın) kuramları hiçbir zaman deneyimin sınavından geçirilemedi.
İtalyan taş işçiliği ve süsleme motifleri,
Rus ahşap kilise mimarlığıyla birleşip İran inceliğiyle canlandırılınca, Moskova'nın Kızıl Meydanı'nı süsleyen ünlü Aziz Basil Katedrali'ni yarattı.