Fransa-İngiltere ile Roma-Kartaca çatışmaları arasındaki
benzerlikler, siyasal imgelemleri büyük oranda klasik bir nitelik taşıyan
Fransızların kafasını çok
meşgul ediyordu.
Prensin, devletini modernleştirmek
için bir orta sınıfa ve onun fikirlerine gereksinimi vardı; zayıf bir orta sınıf da, kökleşmiş
aristokrasinin ve kilisenin çıkarlarının ilerlemeye karşı direnişlerini kırmak için bir prense
gereksinim duyuyordu.
Almanya’da, her
biri büyücek birer malikâneden ibaret olan sayısız küçük prenslikteki bürokratlar, itaatkâr ve sessiz
köylülerden topladıkları gelirlerle Serenissimus’un isteklerini gerçekleştiriyorlardı.
Din tarihçisi Karen armstrong tarafından yazıılmış ve 3 çevirimci tarafından feci şekilde hırpalanmış kitaptır. Çok berbat çeviri ve çevirmenlerin kendi yorumlarını bazı yerlerde ilave etdiyinden dolayı okumakta zorlandım hatta bırakmaya karar verdim son anda durdum. Azerbaycan ve Rus çevirimcileri berbad bulduğum halde ( Dastayevski faciasından sonra) türk çevirimcileri de beni yanıltmadı okumaka karar verdiyseniz mutlaka orijinalıni okumayı tavsiye ederim. Kitabın konusda gelince ise son cümleni " İnsanlar boşluğa ve yalnızlığa dayanmazlar, yeni bir anlam odağı yaratmakla boşluğu doldurucaklar" en başta yazsaydılar daha kolay anlaşılırdı. Semavi dinlerin yaranması ve Tanrının evrimi hakkında bilgi almak isteyenler için iyi bi kitaptır. Kitabın belgeselini" A history of Good " izleyerek daha kolay anlaya bilirsiniz.