… artık kişisel düşünce ve duygularımızı hiç aktaramıyoruz karşımızdakine. Paylaşmak, yük olmakla eş anlamlı sanki. Ya da belki, ortalama duyguların, ortalama insanlara olup çıkmamızdan.
Yaşamın yalanları, roman dakinden çok daha fazla. Çok daha gerçek. Gerçek yaşam ancak yalanlarla sürdürülebiliyor. İki kuru, kıvrık kabuklu elma bahçeleri falan. Bizim yaptığımız salt işimize yarayacak yalanları seçmek, işimize geldiği biçimde yan yana, alt alta, üst üste getirmek. Kuru kabuklar altına yanan bir soba kondurmak…