Eğer Arthur o sırada arkasını dönüp onu soğuk bir tavırla görmezden gelseydi, Anna kalbinde şüpheye yer olmadan geleceğiyle yüzleşebilirdi. Ama onun yerine adam, Anna’nın çaresizliğini sezmiş gibi ona doğru hafifçe başını salladı. ~bir şeyim yok, iyiyim~
Anna MacDougall…Arthur memnuniyetsizlikle dişlerini sıktı. Hiçbir şey, istenmeyen bir nebze arzuyu, kanını kaynatan kadının, babasını öldüren adamın kızı olduğunu öğrenmekten daha iyi dindiremezdi.