Monica McCarty

Monica McCarty

Yazar
7.8/10
396 Kişi
·
1.083
Okunma
·
55
Beğeni
·
8bin
Gösterim
Adı:
Monica McCarty
Unvan:
Amerikalı Yazar,Moda Tasarımcı
Doğum:
Amerika Birleşik Devletleri
Toronto'da doğdu.mezun Downingtown Lisesinden mezun oldu ve 1995 yılında New York Üniversitesinden mezun oldu.2000 yılından 2005'e kadar, Shepard Time,Inc. Özel Yayıncılık çalıştı ve kurumsal müşteriler için yaşam tarzı dergileri üretti. 2002 yılında ve 2005 yılında kendi kitaplarını yazmaya başladı.Prettey Little Liars ve Yalancılık Oyunu adlı eserleri televizyon dizisi haline getirilmiştir.Shepard şu anda Pittsburgh içinde yaşamaktadır.
"Bir şok anının ardından zaman durdu. Göğsüne kılıcın çeliği indirilmiş gibi hissetti. Şimdiye kadar gördüğü en güzel kadının karşısında bakakalmaktan başka bir şey yapamadı. Yunanlar ona tahtadan bir at değil, Helen'in kendisini göndermişti."
Monica McCarty
Sayfa 32 - Rory
456 syf.
·3 günde·4/10
Serinin ilk kitabını deli gibi sevince ve yazarın tarzını çok beğenince, hiç ara vermeden Tutsak'ı okumaya karar verdim. Açıkçası ilk kitaptan sonra yazarı bu kadar övmüşken, şu an bunu söylemek beni üzüyor ama ne yazık ki yazarı bu kadar çok sevmekte erken davranmışım.

Bir kere kitap çok sıkıcıydı. Daha yarısına gelmemişken, ben bu kitabı bitirebilecek miyim diye düşünmeye başladım. Ne savaş sahneleri, ne aşk sahneleri bir gram heyecanlı değildi.

Sonra, karakterleri ve yaşadıkları ilişkiyi de sevemedim. 30 yaşına gelmiş bir erkek karakterin, bu kadar ne istediğini bilmemesi, son sayfaya kadar -bu arada cidden son sayfaya kadar, son 3 sayfada falan aklı başına geldi- habire kendini kandırması gerçekten bıkkınlık verciydi. Kadın karakter desem, adamın her kırıcı sözünden sonra, artık bu son, artık bu öldürücü darbe deyip, her seferinde adamı hop diye affetmesi, sinir kat sayımı arttırdı. Ayrıca bu ikilinin yaşadıkları aşkın samimiyetine de bir an bile inanmadım. Tutkuyu aşk sanan iki insandan öteye gidemediler benim için.

Eğer yazarın, ilk önce bu kitabını okusaydım, diğer kitaplarını merak bile etmezdim inanın. Nerede o çok severek okuduğum ilk kitap, nerede bu kitap? Kıyas bile kabul etmez benim için.

Yine de yazardan umudumu kesmiş değilim. Seriye devam etmeyi düşünüyorum. Umuyorum yazar, diğer kitaplarında, bu kitabında olduğu gibi beni hayal kırıklığına uğratmaz.
440 syf.
·2 günde·Beğendi·9/10
En sonunda severek okuyacağım bir tarihi aşk yazarı bulmuş olabilir miyim acaba? Yazarın henüz bir kitabını okumuşken, bunu söylemek için erken olabilir belki. Ama ne yalan söyleyeyim şu kitaptan sonra epey umutluyum.

Aslında kitaba dair hislerim son sayfaya kadar gelgitliydi. Çok severek ve heyecanla okuduğum yerler oldu. Tor'un inadı ve manasız hâllerinden ve Christina'nın bağışlayıcı yönlerinden dolayı, yok ben bu kitabı sevemeyeceğim dediğim yerler de oldu. Ama en nihayetinde kitabı çok sevdim. Zira, Tor'un davranışlarına kızsamda sebeplerini mantıklı buldum. Christina da evet, bağışlayıcı biriydi fakat her şeyi sineye çeken bir bağışlayıcılıktansa, her daim dimdik duran ve kendini savunan, bir noktada Tor kendini affettirirse, Tor'u bağışlayan biriydi.

Kitabın sadece aşk kitabı değil, aynı zamanda heyecanlı bir savaş kitabı olması da çok hoşuma gitti. Bazı sahneler o kadar heyecanlıydı ki sayfaları nasıl çevirdiğimi, kitabın sonuna nasıl geldiğimi anlayamadım. Kitabın sonundaki notta, yazarın karakterlerinin gerçekliğine dair verdiği bilgiye de bayıldım.

İki Ateş Arasında, hem konusu hem karakterleriyle bayılarak okuduğum bir kitap oldu. Yer yer sinirlensemde o kısımlar da kitabın tuzu biberiydi diyelim. Şimdi ben, bu kadar sevdiğim bir yazar bulmuşken, bu yazarın geriye kalan tüm kitaplarını okumayayım da ne yapayım?
440 syf.
·10/10
Yazarın okuduğum ilk kitabıydı. Çok beğendiğimi itiraf ediyorum. Tutku dolu hikayesi ve ihtirası işleyişi müthişti. Soğuk erkek ve güçlü kadınlı hikayelere ayrı bir zaafım var. Çok beğenmiş olmam bu yüzden olabilir.
İki üç kez okudum gerçekten tadına doyum olmuyor. Çok keyifli, yer yer hüzünlü ve karakterler çok iyi kurgulanmış. Aşk romanlarının vazgeçilmez yazarlarından biri mutlaka okunmalı
384 syf.
·10/10
Gerçekten iyiydi. Flora, muhteşem eğlenceli bir karakter. Aynı şekilde Lachlan da aşık olunası. Okurken inanılmaz keyif aldığımı söyleyebilirim. Yine de birkaç eleştiri yapmadan geçemeyeceğim.
Yazar kitaplarını hep aynı tarz da yazıyor. Evet, adına her ne kadar seri denilmiş olsa ve bir ailenin etrafında geçse de okurken nelerle karşılaşacağınızı hep biliyorsunuz.
Mutlaka dik başlı, inatçı, ne istediğini bilen, karakteri sağlam ama biraz isyankar bir kadın karakter ve dediğim dedik, kendi sözüne itaat edilmesine alışılmış, savaşçı, kadınları ilk başlarda hep kendi çıkarları için kullanan ya da onların söz dinlemek dışında bir his ve duyguları olmadığını zanneden, etrafındaki kadınlar hakkında en doğru ve iyi kararı kendilerinin alabileceğine inanan (yine de mutlaka onlara iyi davranmaya çalışan) ama kadın karakterle karşılaşınca yaşadığı ilk görüşte aşkla zamanla değişen bir erkek karakter. Ve ikisi de mükemmel derecede yakışıklı ya da güzel. Ayrıca mutlaka kitabın bir yerinde bir yanlış anlaşılma oluyor ve karakterler ayrı düşüyor. O yanlış anlaşılma çözülene ve karakterler kavuşana kadar bir çok aptalca olay meydana geliyor. Sanırım bu olmasa da kitapların iyi olduğunu yazara söylemek gerekiyor. Sırf kitabı uzatmak için eklenen bir sahne gibi geliyor bana. Bir de malum konuları sayfalarca anlatıp bu kadar ayrıntılı vermese daha tadında olacağını düşünüyorum.
Son olarak bu kadar eleştirdiğim bir kitabı yine de zevkle okuduğumu ve yazarı takip etmeye devam edeceğimi söyleyebilirim.
368 syf.
·2 günde·Beğendi·9/10
Kötü geçen bir aydan sonra Nisan güzel başladı. Asi’yi dün gece başlamıştım ve kitap o kadar güzeldi ki gece dörde kadar elimden bırakamadım.
Aslında ben seriyi yıllar önce başka bir yayınevinden çıktığında okumuştum. Ama aklımda nedense çok az kalmış ve ortalama bir kitap olarak düşünmüşüm. Fakat @nemesiskitap çevirisi baya güzeldi. Sanki kitabı ilk defa okuyormuş gibi hissettim ve aşırı keyif aldım.
MacLeod kardeşlerinin en büyüğü olan Rory’nin hikayesini okuyoruz.
İnanılmaz güzeldi. Her zaman bir İskoç hikayesi keyfinizi yerine getirir garanti veriyorum. Tarihi aşk romanlarında İskoçlar hep favorim olmuştur. Rory ve Isabel arasındaki o vahşi çekim çok etkileyiciydi.
Bir yıl sürecek, geçici gözüyle bakılan bir nişanlılık süreciyle bir araya geliyor ikilimiz. Düşman aileler, karşı konulmaz çekim... Gerisini siz düşünün.
Bol ihtiras, bir dolu romantizm içerir. Uyarmadı demeyin. Ama en güzelinden...
Yazarın kalemini zaten çok seviyorum ama Asi favorilerim arasında yerini çoktan aldı.
416 syf.
·1 günde·Puan vermedi
Aşk-ı Memnu'yu okuduktan sonra o ruh karmaşıklığımı üzerimden uzun bir süre atamadım ve bu süre boyunca kitap da okuyamadım. Elim herhangi bir kitaba gitmiyordu. Ayrıca Halid Ziya Uşaklıgil'in kaleminin güzelliği beni mest etti ve onun kaleminden daha güzel bir kalem okuyamayacağımı düşünmenin de bir etkisi vardı elbette. Ben de okuyamama durumumu bir nebze azaltmak adına ve biraz da kendimi meşgul etmek için başladığım bir kitap oldu.

Kitabı sevdim, okuduğum birçok tarihi aşk hikayesinden daha gerçekçi yazılmış tabii bunda gerçekleri anlatıyor olmasının büyük bir etkisi var. Bu olayların gerçekte yaşanmasına gerçekten üzüldüm. Nihayetinde zulümler, acılar hiç hoş şeyler değil. Ki bu insanların yaşadıkları çok daha kötü.

Yazarın gerçekten yaşanmış olayları anlatması hem kitapla aramda duygusal bir bağ oluşmasını sağladı hem de kitabı benim gözümde okuduğum diğer tarihi aşk kitaplarının üstüne çıkarttı.

Tarihi aşka biraz da gerçeklik katılmasını seven ya da sadece tarihi aşk türünde kitap okumayı seven herkese önerimdir. İyi okumalar diler incelememi okuyanlara teşekkürü bir borç bilirim. :)
456 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Seri iki
Of kitap süperdi bence hiç bitsin istemedim. Erik ve ellie harikaydı
Bir korsan ve tutsağı
Onu gördüğü an hiç birşeye benzetmedi ama yüzünün güzelliği akıllığı ve adam edis tarzına aşık oldu.
Adamın çekici hali ve kendini beğenmiş hali bile güzeldi bana göre kızı sevme hali onunla atışma hali ve onu sevdiğini kabullenis hali
Ah ah monica süper is çıkarmışsin kesinlikle çok beğendim 10/9
480 syf.
·2 günde·9/10
Historical denilince benim aklıma gelen, işte böyle olur diyebileceğim bir kitaptı İskoçlardan öte savaşçı mı olurmuş zaten açıkçası bu türde balolardan çok böyle savaşçı dönemlerinde geçenleri daha çok seviyorum ..
.
xxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxx
İskoçya, bağımsızlığını kazanmak için İngiltere’ye karşı çok gizli bir mücadele göstermek zorundadır aksi taktirde kelleleri koltuktadır. Bunun için İskoçya’nın önemli klanları bir araya gelip bir çözüm geliştirirler. İskoçya’nın gelmiş geçmiş en iyi savaşçılarının aralarında olduğu 10 kişiyi bir araya getirip, şövalyeliklerinin aksine karada korsanlar gibi savaşacak bir ekip oluşturmak ve böylelikle bu gizli ve yenilmez orduyla İngiltere’yi dize getirmektir. Fakat sorun şu ki; bu ekibe liderlik etmelerini istedikleri Adaların en büyük savaşçısı, kılıç dövüşlerinde yenilmez olan MacLead klanının lideri Tor’u ikna etmek imkansızdır. Tor, kesinlikle taraf tutarak Klanını tehlikeye atma riskine girmek istemez... Fakat Tor’u öyle bir köşeye sıkıştırırlar ki artık yapacak başka bişey kalmamıştır..
.
Christina Fraser, zalim babasının isteği ve çok sevdiği ablasının iyiliği için korkutucu savaşçı Tor’u bir tuzağın içine çekmek zorunda kalır.. Özgürlüğünün buna bağlı olduğunu düşünürken, düşünmediği tek şey ise sonsuza dek kapana kısıldığıdır....
xxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxx
.
Zannediyorum ki serinin diğer kitapları bu özel ekibin üyelerinin her birini anlattığı kitaplar olacak ve ben hepsini şimdiden çok merak ediyorum
440 syf.
·10/10
Müthiş aksiyonlu,nefes nefese, savaş,kan,ölüm,esaret,cesaret,sonuna kadar mücadele,entrika,aşk!...Tarihi aksiyonlu,savaşlı aşk romanı sevenler için müthiş bir roman!
376 syf.
·7/10
Yazar bu konuda yazılabilecek ne kadar klişe varsa hepsini kullanmış. Kolay okunuyor ancak beklentinizi düşük tutarak okursanız zevk alabilirsiniz. Kitapta herhangi bir sürpriz ya da şaşırtmaca yok. Konunun az çok nasıl gideceğini ve nereye bağlanacağını tahmin edebiliyorsunuz. Kitabın yarısını tutku sahnelerinin oluşturduğunu bilmem söylememe gerek var mı? Bu yazarın sevdiğim tek iyi yönü ise hikayeyi tarihi olayların içine yazması ve gerçek olaylarla karakterlere bağlaması. Bu tarz kitap okumayı sevenler kesinlikle bayılarak okuyacaktır.
Beni düşündüren tek bir yer ve cümle oldu; Yanlış zamanda doğru kadın... SF/246

Yazarın biyografisi

Adı:
Monica McCarty
Unvan:
Amerikalı Yazar,Moda Tasarımcı
Doğum:
Amerika Birleşik Devletleri
Toronto'da doğdu.mezun Downingtown Lisesinden mezun oldu ve 1995 yılında New York Üniversitesinden mezun oldu.2000 yılından 2005'e kadar, Shepard Time,Inc. Özel Yayıncılık çalıştı ve kurumsal müşteriler için yaşam tarzı dergileri üretti. 2002 yılında ve 2005 yılında kendi kitaplarını yazmaya başladı.Prettey Little Liars ve Yalancılık Oyunu adlı eserleri televizyon dizisi haline getirilmiştir.Shepard şu anda Pittsburgh içinde yaşamaktadır.

Yazar istatistikleri

  • 55 okur beğendi.
  • 1.083 okur okudu.
  • 13 okur okuyor.
  • 412 okur okuyacak.
  • 6 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları