Monica McCarty

Monica McCarty

Yazar
8.0/10
168 Kişi
·
514
Okunma
·
32
Beğeni
·
5.008
Gösterim
Adı:
Monica McCarty
Unvan:
Amerikalı Yazar,Moda Tasarımcı
Doğum:
Amerika Birleşik Devletleri
Toronto'da doğdu.mezun Downingtown Lisesinden mezun oldu ve 1995 yılında New York Üniversitesinden mezun oldu.2000 yılından 2005'e kadar, Shepard Time,Inc. Özel Yayıncılık çalıştı ve kurumsal müşteriler için yaşam tarzı dergileri üretti. 2002 yılında ve 2005 yılında kendi kitaplarını yazmaya başladı.Prettey Little Liars ve Yalancılık Oyunu adlı eserleri televizyon dizisi haline getirilmiştir.Shepard şu anda Pittsburgh içinde yaşamaktadır.
Çocukken paramız yokken kitaplara özlem duyardım annem üzüldüğümü her gördüğünde "bilgi denizinde yüzüyorsun, hayallerinde bir kitap" derdi. Şimdi büyüdüm artık onca kitabım var onlar bana özlem duyuyor tozlu raflarımda. Hayallerim değisti, ben değistim mutsuz büyümeler size.
Ama hayatın, adaletin yanından bile geçmediğini ve bize biçilen rolleri oynamamız gerektiğini öğrendim.
384 syf.
·10/10
Gerçekten iyiydi. Flora, muhteşem eğlenceli bir karakter. Aynı şekilde Lachlan da aşık olunası. Okurken inanılmaz keyif aldığımı söyleyebilirim. Yine de birkaç eleştiri yapmadan geçemeyeceğim.
Yazar kitaplarını hep aynı tarz da yazıyor. Evet, adına her ne kadar seri denilmiş olsa ve bir ailenin etrafında geçse de okurken nelerle karşılaşacağınızı hep biliyorsunuz.
Mutlaka dik başlı, inatçı, ne istediğini bilen, karakteri sağlam ama biraz isyankar bir kadın karakter ve dediğim dedik, kendi sözüne itaat edilmesine alışılmış, savaşçı, kadınları ilk başlarda hep kendi çıkarları için kullanan ya da onların söz dinlemek dışında bir his ve duyguları olmadığını zanneden, etrafındaki kadınlar hakkında en doğru ve iyi kararı kendilerinin alabileceğine inanan (yine de mutlaka onlara iyi davranmaya çalışan) ama kadın karakterle karşılaşınca yaşadığı ilk görüşte aşkla zamanla değişen bir erkek karakter. Ve ikisi de mükemmel derecede yakışıklı ya da güzel. Ayrıca mutlaka kitabın bir yerinde bir yanlış anlaşılma oluyor ve karakterler ayrı düşüyor. O yanlış anlaşılma çözülene ve karakterler kavuşana kadar bir çok aptalca olay meydana geliyor. Sanırım bu olmasa da kitapların iyi olduğunu yazara söylemek gerekiyor. Sırf kitabı uzatmak için eklenen bir sahne gibi geliyor bana. Bir de malum konuları sayfalarca anlatıp bu kadar ayrıntılı vermese daha tadında olacağını düşünüyorum.
Son olarak bu kadar eleştirdiğim bir kitabı yine de zevkle okuduğumu ve yazarı takip etmeye devam edeceğimi söyleyebilirim.
416 syf.
·1 günde·Puan vermedi
Aşk-ı Memnu'yu okuduktan sonra o ruh karmaşıklığımı üzerimden uzun bir süre atamadım ve bu süre boyunca kitap da okuyamadım. Elim herhangi bir kitaba gitmiyordu. Ayrıca Halid Ziya Uşaklıgil'in kaleminin güzelliği beni mest etti ve onun kaleminden daha güzel bir kalem okuyamayacağımı düşünmenin de bir etkisi vardı elbette. Ben de okuyamama durumumu bir nebze azaltmak adına ve biraz da kendimi meşgul etmek için başladığım bir kitap oldu.

Kitabı sevdim, okuduğum birçok tarihi aşk hikayesinden daha gerçekçi yazılmış tabii bunda gerçekleri anlatıyor olmasının büyük bir etkisi var. Bu olayların gerçekte yaşanmasına gerçekten üzüldüm. Nihayetinde zulümler, acılar hiç hoş şeyler değil. Ki bu insanların yaşadıkları çok daha kötü.

Yazarın gerçekten yaşanmış olayları anlatması hem kitapla aramda duygusal bir bağ oluşmasını sağladı hem de kitabı benim gözümde okuduğum diğer tarihi aşk kitaplarının üstüne çıkarttı.

Tarihi aşka biraz da gerçeklik katılmasını seven ya da sadece tarihi aşk türünde kitap okumayı seven herkese önerimdir. İyi okumalar diler incelememi okuyanlara teşekkürü bir borç bilirim. :)
376 syf.
·7/10
Yazar bu konuda yazılabilecek ne kadar klişe varsa hepsini kullanmış. Kolay okunuyor ancak beklentinizi düşük tutarak okursanız zevk alabilirsiniz. Kitapta herhangi bir sürpriz ya da şaşırtmaca yok. Konunun az çok nasıl gideceğini ve nereye bağlanacağını tahmin edebiliyorsunuz. Kitabın yarısını tutku sahnelerinin oluşturduğunu bilmem söylememe gerek var mı? Bu yazarın sevdiğim tek iyi yönü ise hikayeyi tarihi olayların içine yazması ve gerçek olaylarla karakterlere bağlaması. Bu tarz kitap okumayı sevenler kesinlikle bayılarak okuyacaktır.
Beni düşündüren tek bir yer ve cümle oldu; Yanlış zamanda doğru kadın... SF/246
496 syf.
·Beğendi·7/10
güzel ve başarılı bir orta çağ romanı ancak bazı yerlerde insan çok sıkılıyor ve yazarın biraz daha yüzeysel anlatması gerektiği yerler vardı.ama bütün bu basit hatalar dışında okunmaya değer bir kitap.
464 syf.
·1 günde·8/10
Aziz
Monica McCarty,
Monica yi severim bu kitapta da oldukça aksiyonlu ve tutkuyu hissettirdi fakat tatmin edici değildi. Niye diyeceksiniz Magnus'un fazlasıyla inadı bana acaip itici geldi
Konu olarak baktığımızda
Magnus MacKay gerçek bir İskoçyalıdır; mağrur, güçlü ve düşmanlarına korku salacak derecede dayanıklı bir İskoçyalı… Kadınlara ve aşka karşı mesafeli duruşu yüzünden ona takılan Aziz lakabına rağmen, kalbinin derinliklerinde acı bir gerçeği saklamaktadır. Sır olarak sakladığı bu gerçek, onu reddederek en yakın arkadaşlarından biriyle nişanlanan kadının, Helen’in açtığı aşk yarasıdır.
/direk kopyalama yaptım /
Bu açıklamaya göre Helen'e karşı bir kızgınlık hissediyorsunuz ama kitapta tamamen farklı hissedecek ve ona çoğu yerde hak vereceksiniz yani ben öyle yaptım. Hikaye güzeldi aşk güzeldi ama Magnusun kendi ile çelişkisi fazlaydı. Sırf uzatmak için mi yapılmış anlamadım. Konunun akıcı ve işleyişi tam Monicaya göreydi ama eksik gelen bir çok yönü vardı kisacasi tatmin etmedi beni daha fazla birşeyler olmasını bekledim.
384 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Yedinci sınıfta okumuştum o zaman için ağır gelmişti ama güzel bir kitap konusunu okuyarak kavramanız daha sağlıklı olur çünkü nasıl diyeyim okuyalı 5 sene oldu öyle aman aman bir etki bırakmadı ama bu dünyaya gelmişken bu kitabıda okursanız birşey kaybetmezsiniz.
416 syf.
·1 günde·10/10
İskoç Sürgünü
Monica McCarty
Bayıldım
Kesinlikle çok iyiydi. Hikayesi gidişatı ve o samimiyeti
Monica nin kalemini seviyorum bu hikayede de harika iş çıkarmış
duygusal yönden özelikle kayıplar acılar
Bazı yerlerinde gözlerim doldu
Acıyı kaybı çok iyi hissettirdi. Patrick yerinde olsaydım ne yapardım bilmiyorum. Aşk büyüklüğü belkide herseyi görmezden gelmesi. Kızımızı gördüğü an ki duyguları
Onu koruma iç güdüsünü
Ve ailesine karşı duruşu
Zor bir sınavdı
Kitabı çok beğendim. Kesinlikle bu tarz kitaplarda en iyilerinden
Severlerine duyurulur..
352 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Bu ay ki tarihi aşk dozumu ilk defa okuduğum Monica McCarty'den oldu. Şimdiye kadar pek İskoç erkeklerinin bulunduğu tarihi aşk okumadım. Hatta bu kitap ikinci oldu. Son olmayacağına da benziyor.
Genel olarak beğendim. Karakterlerin hepsi çok hoşuma gitti. Özellikle de Rory.(başka kim olacaktı ki)
Bazıları için sıkıcı olabilir Rory ile Isabel'in birleşmelerinin hemen olmaması.Ama benim için hızlı bir şekilde olmasından çok daha iyiydi.
En çok hoşuma giden ise; MacLeods Peri Bayrağı ve Tek Gözlü Kadının Savaşı'nın gerçek olması ve Monica'nın kendi hayal dünyası ile bu hikayeye yeni bir soluk katması oldu.
Keyifli bir tarihi aşk romanıydı. İkinci kitapta Alex'i okumak için heyecanlıyım. Ayrıca Margaret'in hikayesini de okumak isterdim.
424 syf.
·1 günde·4/10
Tamamen hayal kırıklığı oldu bende. Krize girdim okudukça. Hadi oğlumuz tamam herseyi ile dört dörtlük ama kız neydi öyle Allah aşkına sonuna kadar öyle gitmesi de çabası yani. Aşk filan hissetmedim onda ben güven dersen sıfırdı. Tamamen haksız olduğu halde sürekli kızgın ve suçlayıcıydı . Ve oğlumuz gereğinden fazla iyi ve affediciydi beğenmedim çok az sayfasında hadi şimdi düzeleçek dedim ama malesef olmadı. Hayal kırıklığı
456 syf.
·Puan vermedi
Erik nam-ı diğer Şahin tatlı diliyle kadınları kendine bağlamakta hiç güçlük çekmeyen maceracı, çapkın bir kaptan ve İskoçya'yı fetret devrinden çıkararak taç giyen İskoç Kralı Bruce'un (Robert de Bruce) mücadelesi için adam toplamakla görevli kilit kişidir.

Ellie ise dönemin en önemli kontlarından biri olarak İngiltere kralının yanında yer alan Ulster kontunun büyük kızıdır. Bakirenin dalışı isimli geleneksel bir kutlama esnasında yanlış zamanda yanlış yerde olması dolayısıyla kendini kontun çocuklarının bakıcısı sanan Şahin tarafından alıkonulur.

Daha da ilginci Ellie'nin kız kardeşi Elizabeth aslında Bruce'un karısıdır yani İskoç kralı Bruce onun eniştesidir. Tabii Erik'in kimi kaçırdığı ve düştüğü durumdan haberi yoktur.

Yazar kitabın sonunda birçok tarihi açıklama ve kurguyu yaparken nelerden esinlendiğini açıklamış zaten. Ama ben de kitabı okurken bir yandan tarihi olarak hikayenin seyrini araştırmadan edememiştim. Sürükleyici, ince eleyip sık dokunduğu belli olan ve yazarın çok severek yazdığını da hissettiren bir kitaptı.

Yazarın biyografisi

Adı:
Monica McCarty
Unvan:
Amerikalı Yazar,Moda Tasarımcı
Doğum:
Amerika Birleşik Devletleri
Toronto'da doğdu.mezun Downingtown Lisesinden mezun oldu ve 1995 yılında New York Üniversitesinden mezun oldu.2000 yılından 2005'e kadar, Shepard Time,Inc. Özel Yayıncılık çalıştı ve kurumsal müşteriler için yaşam tarzı dergileri üretti. 2002 yılında ve 2005 yılında kendi kitaplarını yazmaya başladı.Prettey Little Liars ve Yalancılık Oyunu adlı eserleri televizyon dizisi haline getirilmiştir.Shepard şu anda Pittsburgh içinde yaşamaktadır.

Yazar istatistikleri

  • 32 okur beğendi.
  • 514 okur okudu.
  • 8 okur okuyor.
  • 172 okur okuyacak.
  • 3 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları