Eylül'de sevmek istedim seni
Bir hüzünlü hazan sabahında uyandım
Hava da güzel mis gibi sonbaharın gelişinin huzurlu habercisi vardı
Eylülde sevmek istedim seni
Meltem Güdemezoğlu’nun kalemiyle tanıştığım bu kitap, adı gibi tam bir sonbahar esintisi. Edebiyatta Eylül genelde bitişlerin mevsimidir ama şair burada tersini yapıp, eylülü tüm dökülen yapraklara rağmen bir sevme ve tutunma çabası olarak karşımıza çıkarıyor.
Kitaptaki şiirlerin en güzel yanı, okuyucuyu yoran ağdalı bir dil yerine son derece samimi ve duru bir üslup barındırması. Ayrılıklar, özlemler ve geç kalmışlıklar o kadar naif işlenmiş ki, okurken zamanında içinize attığınız ne varsa şair sizin yerinize kağıda dökmüş gibi hissediyorsunuz. Her şeyin çok hızlı tüketildiği bu çağda, kahvenizi alıp ruhunuzu dinlendirmek için sığınabileceğiniz çok huzurlu bir liman. 2. baskısını sonuna kadar hak eden, kütüphanede yer açılması gereken bir eser. Yüreğine sağlık.
"Çünkü her eylül, yarım kalmış bir hikayenin fısıltısını taşır rüzgarında..."
Keşke
Dut yapraklarına aşık bir ipek böceği gibiyim
Kelebek olmayı bekleyen kanatlarını gizleyen
Haziran üflüyor günahlarımı yüzüme
Haziran kavuruyor ensemi
Haziranda sayıyorum uygun adım...
Karanfiller de Solar – Uğur Ünver
Her başlangıcın bir sonu, her açan çiçeğin solacağı bir an vardır...
Uğur Ünver’in kaleminden dökülen, ruhun derinliklerine dokunan ve yalnızlığın patikasında yürüyen şiirsel bir yolculuğa davetlisiniz. "Karanfiller de Solar", hayatın içinden geçen o puslu yolları, kırgınlıkları ve yeniden doğuşları kelimelerle ilmek ilmek işliyor.
Elinizden bırakamayacağınız, her satırında kendinizden bir parça bulacağınız bu özel eser, kütüphanenizin en duygusal köşesinde yerini almaya hazır.