Güzel bir konusu olan ama basit işlenmiş bir kitaptı bence. 11-16 yaş grubu için bence daha uygun gibi. Evet akıcıydı, çok güldüğüm kısımlar oldu ama derinlik eksikliğini okurken kesinlikle hissettim. Kitapta bariz bir basitlik var. Yazarın güzel cümleleri, ifadeleri ve hoş bir kurgusu var ama bence çok daha derin işlenebilecek güzel bir konuya sahipti kitap. Zorlama bulduğum kısımlar yerine daha detaylı ve de daha mantıklı olabileceğini düşündüğüm yerler var, spoiler kısmında detaylıca bahsedeceğim. Yine de merak uyandırıcı bir sonla bitti ve diğer kitabı merak ediyorum ama bu seriden sonra bir daha Beyza Alkoç okuyacağımı pek sanmıyorum. Kalemi bana hitap etmedi.
BURADAN İTİBAREN SPOİLER
Kitap güzel başladı. Kehanet çok merak uyandırıcıydı. Sara'nın annesi kraliçenin ölmeden önce bıraktığı not çok duygusaldı güzeldi. Bence daha fazla betimleme ve duygu ifadesine yer verilebilirdi. Sara'nın yaşadığı saray hakkında pek bilgimiz yok mesela. Kral 7 şövalyeyle birlikte kızını yollarken bir at arabası ve nedime de verebilirdi ama bunu hızlı gitmeleri gerekiyordu v.s diyerek geçebiliriz.
Kitapta okurken güldüğüm ve utanç verici bulduğum yerler oldu. Mesela yola çıkmadan hemen önceki at sahnesi :D Gerçekten güzeldi. Sara'yı şımarık bulduğum yerler oldu. Tamam bir prensessin ama şu an tehlikeli bir yolculuktasın ne demek "Ben balık yemem." ! Ne bulursan onu yiyeceksin. Şövalyeler orda uğraşıyor balık tutuyor. Bizimki "Ben balık sevmem." diyor -_- Hazar'ın anlatmak istemediği hikâyesini statüsünü kullanıp emrederek anlattırıyor falan. Çok şımarıkçaydı. Tuvalet meselesi de çok sorun oldu yaa. Bence buna gerek yoktu. Prenses de olsa her koşula hazır olmalı bir yerde. O balık yemem deyince Hazar'ın elma bulup getirmesi gerçekten çok hoş bir jestti.
Hazar'ın kardeşi Atlas'ı