Her şey insan için... Doğan güneş , yaşanan felaketler, mutlu geçen saniyeler, beklenmedik kayıplar, hüzünler... Her birimiz ömrümüz boyunca edindiğimiz tecrübelerle olgunlaşan birer parça hamuruz. Zamansa, dev bir çırpıcı gibi bütün duygularımızla bizi yoğurmaya ve harmanlamaya devam ediyor. Her geçen gün geride bıraktığımız iyi ya da kötü şeyleri daha çok özümsüyor, bir süre sonra kaldıramayacağımızı düşündüğümüz olayları tamamıyla sindirmiş oluyoruz. Bu bir kural değil, çünkü kurallar çiğnenebilir. Bu, hayat denilen mekanizmanın işleyiş prensibi...
Bir şey ne kadar güzel başlarsa, ne kadar
büyük heyecanlar verirse ve mutlu ederse, sonrasında yaşattığı kırgınlıklar ve hüzünler de o kadar derin izler bırakıyordu insanın kalbinde.