Son birkaç günün tüm öfkesi, sabırsızlığı, merakı, çaresizliği, ihaneti kapakları açılmış barajdan püsküren sular gibiydi vee aradığı rahatlamaya göz yaşlarında buldu.
Baronun keyfi yoktu. Çocuğun sürekli onu gözetlemesini çok rahatsız edici buluyordu. Soru yağmuru artık dayanılmaz hale gelmişti. Oğlanın ona duyduğu bu tutku dolu sevgi giderek bir yüke dönüşmüştü. On iki yaşında bir afacanın sürekli peşinde olması bıktırıcıydı. Baronun tek isteği, kadının ateşi sönmeden onu kollarına almaktı.
Havada bahar kokusu vardı. Birkaç tane beyaz bulut gökyüzünde yumuşacık salınıyordu, bu tür bulutlar sadece mayıs ve haziran aylarında görünürdü, maviliklerin içinde sanki kovalamaca oynuyor gibiydiler;