Ramazan ayında yapılan gizli veya açık zamlar, pide masalıyla ekmek gramajına yönelik oyunlar, alışveriş, gösteriş, riya ve alışveriş hileleriyle gündem olması, bu fiilin faili olan bir kısım Müslümanlar açısından yüz karası bir durumdur. Bütün bunlar bu aydan ne kadar az nasiplendiğimizin gösteriyor.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Diş kirası gibi Ramazan'a dair kaybettiğimiz için hayıflandı ğımız çok sayıda güzel haslet var. Diş kirası, misafirperverlik ve nezaketin eşsiz bir misalidir. Bu davranış bir nevi hediyeleşme örneğidir. Davetlilerin, davet sahibini kırmayarak teşrif etmesi, bu vesileyle hâne sahibinin sevap kazanmasına vesile olması bu zarif hediyeleşmenin ana gerekçesidir. İşin aslı ise, tabiri caizse, bir taşla iki kuş vurmaktır. Yani hem fakirlere ikramda bulunmak hem de incitmeden yardımda bulunarak sevindirmek. Aslına bakarsak diş kirası yalnızca Ramazan davetlerine özgü bir güzel haslet de değil...
Ömer bin Hattab (r.a.) şöyle anlatıyor: "Ben, Resulullah(s.a.v.)'ı açlıktan bütün gün kıvranıp karnını doyuracak kötü hurma -bile- bulamıyorken gördüm."2
İki yüz yıl önce 'Dünya nüfusu 1,5 milyara gelirse dünyayı bes-leyemez' dediler. Bu rakam aşılıp sorun çıkmayınca sayıyı 3 milyara çıkardılar. Sonra da beş ve yedi milyara kadar çıktılar. Dünya nüfusu 7 milyarı aşınca da şimdi 'On milyarı doyuramaz diyorlar utanmadan. Allah-ü Teâlâ'nın "Yeryüzünde rızkı Allah'a ait olmayan hiçbir canlı yoktur" vaadine rağmen bu yalanlarına Müslümanların kahir ekseriyetini bile inandırdılar.