Fatime

"Ya İlâhî! Mülk de, bu kul da Sen'indir....."
Sayfa 133·Kitabı okudu
Cihangir Sultan I. Murad Hân'ın Kosova önlerindeki şu du-âsı, acziyetini îtiraf ile yapılan duânın berekâtına ne muhteşem bir örnektir: "Ya İlâhî! Mülk de, bu kul da Sen'indir. Ben aciz bir ku-lum. Benim niyetimi ve sırlarımı en iyi Sen bilirsin ki, mal ve mülk maksadım değildir. Yalnız Sen'in rızânı isterim... Yâ İlâhî! Bu mü'min askerleri küffår elinde mağlûb edip helâk eyleme!.. Onlara öyle bir zafer lutfet ki, bütün müslümanlar bayram etsin! Dilersen o bayram gününde şu Murad kulun yolunda kurbân olsun!.." Nitekim bu samîmî duânın ardından o âna kadar ortalığı birbirine katmakta olan fırtına dinmiş, iki üç kat daha kalabalık bir orduya karşı, sekiz saat süren kanlı bir savaşın ardından ni-hâyet zafer müyesser olmuştur. Sultan Murad Han, harp sonrası gāzīleri ziyaret edip ihti-yaçlarıyla ilgilenirken, yaralı bir Sırp askeri tarafından sinsice hançerlenerek şehadet şerbetini içmiş, böylece duâsı kâmilen kabûl olmuştur.
Reklam
Kitap çekilişi
Arkadaşlar selamünaleyküm. Sevgili eşim
Şeyma
Şeyma
ile severek takip ettiğimiz
Altay Cem Meriç
Altay Cem Meriç
hocanın son kitabı
Kötülük Problemi
Kötülük Problemi
kitabını 3 kişiye çekilişle hediye etmek istiyoruz. Katılmak için yorum yapmanız yeterli 29 Mart Pazar günü inşallah çekilişi yapacağız. Kazananlara şimdiden hayırlı olsun. İstifadeli okumalar. 😊
Ve aleykümselam
"Rabbim bana indireceğin her hayra muhtacım."
Sayfa 27·Kitabı okudu
Bu duanın alt metnindeki düşünce nedir? "Şu anda öylesine zor durumdayım ki bana yapılacak en küçük iyiliğe dahi ihti-yacım var. Fakat ne kadar zor durumda olsam da asla ümitsiz değilim çünkü Rabbim beni mutlaka bu durumdan kurtarır," demektir. Ne güzel bir umut ve tevekkül hâli! Musa'nın (as) Rabbinden asla umut kesmediğini anlıyoruz. Ancak duasında başka bir açı daha var. O da yaşadığı zorluğu inkâr etmemesi-dir. Yani "Benim başıma gelenlerde ne var ki, başkaları daha ne zorluklar yaşıyor," deyip basitleştirmeye çalışmadan "en küçük hayra muhtaç" olacak kadar darda olduğunu kabul ediyor. Bu yaklaşımla Musa (as) tekâmül yolunun üç erdemi olan; kendini bilme, olayı doğru yorumlama ve Rabbini bil-meyi bizzat yaşıyor.
"Bize hidayet et" sözünle hiçbir şeye daha çok muhtaç olmadığın hidayete olan zaruriyetini ve ihtiyacının büyüklüğünü hisset. Çünkü sen iyi günde kötü günde, darlıkta ve bollukta, her nefeste ve anda hidayete muhtaçsın. Hidayet olmazsa helak olursun. Bu nedenle Rahim olan Rabbin sana her gün, en faziletli ve yüce halinde hidayet isteğinde bulunmanı farz kılmıştır. Bu hal beş vakit namazdır. Bu talep edilen şeye zaruretinin ve ihtiyacının şiddetinden dolayı defalarca bunu yapmanı sana farz kıldı.
Sayfa 65·Kitabı okudu
اهدنا الصراط المستقيم "Bizi sıratı müstakime hidayet et."
Gayelerin en yücesi Allah'a kulluk, vesilelerin en mükemmeli de O'nun yardım etmesidir.
Sayfa 62·Kitabı okudu
إياك نعبد وإياك نستعين "Ancak sana kulluk eder ve ancak senden yardım dileriz."