"Şehre inip oğlunuza birkaç parça giysi alın."
Mr. Button' ın oğlunun sesi merdivenlerden aşağı izledi babasını: " Bir de baston al, baba. Bir baston istiyorum.
Kocaman beyaz bir battaniyeye sarınmış, yaklaşık yetmiş yaşlarında bir adam zorla sığıştığı beşikte oturuyordu. Seyrelmiş saçları neredeyse bembeyazdı, çenesinden de pencereden giren rüzgârda tuhaf bir biçimde öne arkaya sallanan uzun, duman rengi bir sakal sarkıyordu.