İnsanın kalbi bir saraya benzer. O sarayın tahtında ya iman ya da inkar oturur. Eğer kalpte iman iktidar olursa o kişinin bütün organları imanın iktidarına teslim olur.
Samimiyetsizlik öyle bir virüs ki, önce "Herkes böyle." diyorsun, sonra "Ben de mecburum." diyorsun, en sonunda "Bunun nesi kötü ki!" demeye başlıyorsun. Her şey elimizde cıvık bir şeye dönüşmeye başladığı için tadı da kalmadı. Ulaşılabilen şeyler anlamını yitirdi.
Samimiyetimizi kaybettik. Şu hayatta en büyük günahlardan biri samimiyetsizlik diyor Nurettin Topçu. Ve ekliyor: "Çünkü diğer bütün günahların kapısını samimiyetsiz olmak açıyor."
İnsan bir kelimeyi bitirmeden susmak istemiyor, bir çayı bitirmeden kalkmak istemiyor, bir ömrrü bitirmeden ölmek istemiyor. Ama dünya, kelimeleri yarıda kesen, çayları soğutan, insanları tam ortasından kıran bir yer.