“Bir savaşçı, uğradığı bozgunu kabullenir. Onu kendisiyle ilgisiz bir olay gibi değerlendirmez, zafere dönüştürmeye de kalkışmaz. Yitirmiş olmanın acısı onu kahreder, soğuk davranışlar onu acıya boğar, yalnızlık umutsuz kılar. Bütün bunlar geçtikten sonra da yaralarını sarıp yeni bir atılım yapar. Bir savaşçı, savaşın birçok muharebeden oluştuğunu bilir ve hep ileriye doğru yol alır.
“Başımıza felaketler gelir. Bunların nedenlerini keşfedebilir, bunlardan başkalarını sorumlu tutabilir, başı
mıza gelmeselerdi yaşamımızın ne kadar farklı olabileceğini düşünebiliriz. Ne var ki, bütün bunların hiç önemi yoktur: Başımıza gelmişlerdir, o kadar. Hemen ardından, bizde uyandırdıkları korkuyu unutmamız ve her şeyi yeniden kurmaya başlamamız gerekir"
Bir çocuğun bir erişkine her zaman öğretebileceği üç şey vardır: Nedensiz yere mutlu olmak, her zaman meşgul olabilecek bir şey bulmak ve elde etmek istediği şeyi -var gücüyle- dayatmak...
“Hoşnut olmadığın bir geçmişin varsa, onu unutmanın tam sırası. Yaşamın için yeni bir amaç düşün ve ona inan. Yaşamın boyunca istediğini elde ettiğin anları düşün yalnızca - ve o güç, istediğini yeniden elde etmene
yardımcı olacaktır.”