Izdırab, ruhun kendi kendisiyle karşılaşması, başbaşa kalmasıdır. İnsanların çoğu bundan korktukları için topluluğa atılırlar ve orada hayatın meyhanesinde kendilerini unutmaya çalışarak neş'elenirler ve birbirlerinden kuvvet dilenirler. Halkın karşılıklı tebessümleri, vaad edici olur. Lakin dağılan kalabalıkta her ferdin içini yoklarsanız, bomboş ve perişan bulursunuz. Fert topluluğa, kendi hasta hâline şifâ aramak için koşmuş ve yine kendi hastalığıyla dönmüştür. Hem bu dönüşte ümitleri de mahvolmuştur.