Mahkûm kardeşimizin hayat hikâyesinden şunu anlıyorum: Hayat sadece kendi hatalarımızdan ders çıkaracak kadar uzun değil, başkalarının hatalarından da ibret almamız gerekiyor..
Kur'an'ı ve anlamını okudukça şunu gördüm Kur'an ikliminde yetişen bir kişi cinayet işlemez, hırsızlık yapmaz,uyuşturucu kullanıp ticaretini yapmaz. Kur'an insanı yeniden doğmuş gibi inşa ediyor. ....
O anlatmaya devam ederken Necip Fazıl'ın dizeleri zihnimde diziliyor:
Durun kalabalıklar bu cadde çıkmaz sokak!
Haykırsam, kollarımı makas gibi açarak:
Durun, durun bir dünya iniyor tepemizden,
Çatırtılar geliyor karanlık kubbemizden.
Dinin bir insanın ve toplumun en başta gelen ihtiyacı olduğunu, insanların manevi desteğini dinden aldığını, insana güven ve cesaret veren en güçlü duygunun inanç olduğunu anlamış, sabır ve azimle yoğrulan bir bakış açısı geliştirmişti.
İsmet Özel, "Tövbe, insanın bir önceki tanımını reddetmesi, kendini yeniden tanımlamasıdır." diye tarif ediyordu. Tövbe insanın dilinden çıkanı gözlerinin ve kalbinin doğrulamasıdır.