Rahman ve Rahim olanın adıyla...
...
Seviyorum.Sır kelimesini zikretmesini seviyorum.Zaman zaman sırlanmanın içindeki gizemi seviyorum.Görünmeyinin ardında süpriz olan neşeyi seviyorum. İnsan düşünceyle kıvam bulduğundan her sır binbir gecede binbir fikirler doğuruyor fikirlerimiz kalbimizde ince bir güle dönüyor.
ZAHİR..
Brezilyalı yazar Paulo Coelho'nun okuduğum ilk kitabı.Zahir ismini görünce aklıma hemen Esmaül Hüsna boyutu geldi bu yüzden kitabın çekim gücü fazlaydı ve isminin zahirine aldanmış bulundum.
Bazen var olanı görünür kılmak için yok olmak gerekir ve her kayboluş sözüm ona sırlanma tam da olması gerektiği an gerçekleşir.Esther de Paulo için vardı ama yok gibiydi ta ki gerçekten evi terkettiğinde varlığını fark etti.Sonra bir arayış yolculuğu başladı yazar için. Aslında aradığı afakta Esther gibi görünse de enfüste kendini arıyordu.Uzun bir arayıştan sonra ne zaman ki Esther'i buldu o zaman anladı aradığının kendisi olduğunu. Hepimizin asıl arayışı bu değil mi zaten.
Görünenin ardında göründüğü gibi olmayan işler bize anlatıyor ki gördüklerimiz bize gösterildiği kadar, göremediğimiz nice hakikatler var.
Kitabın kapağının siması oldukça renkli.
Bütün sevgimi enerjimi kuşanarak başladım okumaya. Zahirde gördüğüm neydi gösterilen ne. Hemen batınına dalış yaptım ama sürekli su üstüne çıkan yüzücüden farksızdım okumam boyunca
Oysa ben isterdim ki bütün hücrelerimin dans ettiği bir başlangıçla dallanıp budaklanayım bu kitapla yeni fikirler doğurayım, yeni pencereler keşfedeyim, hayata dair bambaşka noktalardan zuhur eden pınar olayım.
Lakin
kitabın bendeki tecessümü hayal-i sükuttu.
Sosyoloji, psikoloji ve din penceresinden seyre daldım olayları.
Üç pencerenin ardında anlamaya çalıştım kavraması müşkül durumları. Paulo beye olan kızgınlığımı ancak