"Biz buradayız,"
"Siz saklanmaya devam edin. Türk askeri en büyük kâbusunuz olmaya devam edecek."
"Şüphesiz ki Türk Silahlı Kuvvetleri, dünyanın en güçlü ordusudur. Türk askeri, dünyanın en güçlü askeridir."
Merhaba herkese, ben Saka ve Sanrı serisinin 4 kitabını da okudum. Şimdi genel bir yorum yapmak istiyorum.
İlk iki kitap açıkçası beni pek sarmadı. Bunun en büyük sebebi, fazla abartılı ve yer yer toksik bir ilişki anlatımının ön planda olmasıydı. Üçüncü kitaba geldiğimde ise artık “ya bitirin ya da toparlayın” noktasına geldim; hatta bırakmayı bile düşündüm.
Karakterlerin hepsini aslında beğendim, ancak hiçbiriyle tam anlamıyla bağ kuramadım. Yazım dili bana biraz düz geldi. Bu konuda çok uzman sayılmam ama yazarın, özellikle daha önce okuduğum Yaralasar serisinde, daha güçlü bir anlatımı olduğunu biliyorum. Bu seride ise kurgunun ağırlığını pek hissedemedim.
Ne ana karakterlerle ne de yan karakterlerle içimde güçlü bir duygu oluştu. Keşke her karakteri daha derinlemesine tanıma fırsatımız olsaydı diye düşündüm. Ayrıca diyalogların da yetersiz olduğunu düşünüyorum. Bu kadar olaylı bir hikâyede diyalogların daha etkili olması gerekirdi. Ancak çoğunlukla sadece Karun ve Bige arasındaki toksik ilişki ön plana çıkmış. Sanki diğer unsurlar biraz aceleye getirilmiş gibi bir his verdi.
Buna rağmen seriyi tamamen kötü bulmuyorum. Hatta iyi ki erken bırakmamışım dedim. Özellikle son kitap oldukça etkileyiciydi. Yine de genel olarak karakterlerle bağ kuramama ve o duyguyu hissedememe durumu benim için eksik kaldı. Sanki çok daha iyi yazılabilecekken biraz harcanmış bir hikâye olmuş.
Bu arada ben dört kitabı da PDF olarak okudum. Orijinal basımda farklılıklar var mı bilmiyorum. Eleştirilerim kesinlikle kötülemek için değil; daha çok yapıcı bir bakış açısıyla ifade etmeye çalıştım. Yer yer daha fazla betimleme olsaydı çok daha güçlü bir anlatım ortaya çıkabilirdi diye düşünüyorum.
Son olarak, yazarın emeğine sağlık. Maral Atmaca