Kitaba bayıldım. Okurken çok eğlendim ve birçok yerde gerçekten şaşırdım. Hikâye entrika doluydu ve bu da kitabı daha sürükleyici hâle getirmişti. Ancak ben Kırık İnci serisini daha önce Wattpad zamanında okumuştum. Seriyi kitap olarak yeniden okuyunca fark ettim ki Wattpad’de okuduğum bazı sahneler kitapta yoktu. Başka hikâyelerle karıştırdığımı sanmıyorum, büyük ihtimalle bazı bölümler basılı kitaba eklenmemişti. Bu yüzden kitabı biraz buruk bitirdim.
Buna rağmen ikinci kitabı, ilk kitaba göre daha başarılı buldum. Özellikle sahne geçişleri ve olay atlamaları oldukça azalmıştı. Bu sayede olayların içinde daha fazla hissedebiliyor ve karakterlerle daha güçlü bağ kurabiliyoruz. Genel olarak kitabı çok sevdim. Yazarın emeğine ve kalemine sağlık. Ceren Melek
Kitaba bayıldım; tek kelimeyle çok güzel bir eserdi. Ancak bölümler arasında oldukça fazla sahne atlaması olması, o anki duygu geçişlerini tam olarak anlamamı zorlaştırdı. Bu yüzden bazı yerlerde hissetmem gereken duyguları yeterince hissedemedim.
Bu kitabı daha önce Wattpad döneminde okumuştum, üzerinden bayağı zaman geçti. Şimdi tekrar okumamın sebebi hem kayda geçirmek istemem hem de üzerine bir inceleme yapmaktı. Fakat ilk okuduğum zamanki kadar etkilenmediğimi fark ettim. Bunun en büyük nedeni, kitaptaki sık sahne geçişlerinin dikkatimi dağıtmasıydı. Biraz daha diyalog ve betimleme olsaydı, okuma deneyimi benim için daha güçlü olabilirdi.
Buna rağmen kitabı genel olarak çok beğendim. Özellikle sonunu aşırı merak ediyorum, bu yüzden serinin ikinci kitabını da okumayı planlıyorum.
Yazarın emeğine sağlık. Ceren Melek
Emanet Gelin, aşiret ve berdel gibi konuları ele almasına rağmen benim için oldukça hayal kırıklığı yaratan bir kitap oldu. Okurken yer yer kendimi rahatsız ve hatta öfkeli hissettim; özellikle bir kadın olarak bazı anlatımlar bana fazlasıyla aşağılayıcı geldi. Bu yüzden kitaba devam etmekte zorlandım.
Oysa benzer temalarda çok daha güçlü ve etkileyici kurgular okumuştum. Bu kitap için yapılan yoğun övgüler nedeniyle beklentim yüksekti, ancak karşılaştığım içerik bu beklentiyi karşılamadı. Kurgusunun iyi olduğunu söylemek isterdim fakat benim açımdan elde tutulur, etkileyici bir yön bulamadım. Hatta bu sebeple kitabı yarım bırakmak zorunda kaldım ve tekrar dönmeyi de pek düşünmüyorum.
Tüm bunlara rağmen, her eserin bir emek ürünü olduğunu unutmamak gerekir. Bu yüzden yazarın emeğine saygı duyuyorum; ancak bu kitap benim okuma zevkime hitap etmedi. Şehnaz Haşimoğlu
Merhaba herkese, ben Saka ve Sanrı serisinin 4 kitabını da okudum. Şimdi genel bir yorum yapmak istiyorum.
İlk iki kitap açıkçası beni pek sarmadı. Bunun en büyük sebebi, fazla abartılı ve yer yer toksik bir ilişki anlatımının ön planda olmasıydı. Üçüncü kitaba geldiğimde ise artık “ya bitirin ya da toparlayın” noktasına geldim; hatta bırakmayı bile düşündüm.
Karakterlerin hepsini aslında beğendim, ancak hiçbiriyle tam anlamıyla bağ kuramadım. Yazım dili bana biraz düz geldi. Bu konuda çok uzman sayılmam ama yazarın, özellikle daha önce okuduğum Yaralasar serisinde, daha güçlü bir anlatımı olduğunu biliyorum. Bu seride ise kurgunun ağırlığını pek hissedemedim.
Ne ana karakterlerle ne de yan karakterlerle içimde güçlü bir duygu oluştu. Keşke her karakteri daha derinlemesine tanıma fırsatımız olsaydı diye düşündüm. Ayrıca diyalogların da yetersiz olduğunu düşünüyorum. Bu kadar olaylı bir hikâyede diyalogların daha etkili olması gerekirdi. Ancak çoğunlukla sadece Karun ve Bige arasındaki toksik ilişki ön plana çıkmış. Sanki diğer unsurlar biraz aceleye getirilmiş gibi bir his verdi.
Buna rağmen seriyi tamamen kötü bulmuyorum. Hatta iyi ki erken bırakmamışım dedim. Özellikle son kitap oldukça etkileyiciydi. Yine de genel olarak karakterlerle bağ kuramama ve o duyguyu hissedememe durumu benim için eksik kaldı. Sanki çok daha iyi yazılabilecekken biraz harcanmış bir hikâye olmuş.
Bu arada ben dört kitabı da PDF olarak okudum. Orijinal basımda farklılıklar var mı bilmiyorum. Eleştirilerim kesinlikle kötülemek için değil; daha çok yapıcı bir bakış açısıyla ifade etmeye çalıştım. Yer yer daha fazla betimleme olsaydı çok daha güçlü bir anlatım ortaya çıkabilirdi diye düşünüyorum.
Son olarak, yazarın emeğine sağlık. Maral Atmaca
İzler Kalır 2’yi genel olarak beğendim; hatta ilk kitaba kıyasla çok daha etkileyici bulduğumu söyleyebilirim. Kurgu ve olayların ilerleyişi oldukça akıcıydı. Hikâye beni içine çekti ve kitabı yüzümde bir tebessümle bitirdim.
Ancak beni rahatsız eden önemli bir nokta vardı: bağımlılığın neredeyse normal bir durum gibi yansıtılması. Özellikle ana karakter Beste’nin bu konuyu hafife alması ve zaman zaman yalnızca kendisini düşünerek hareket etmesi beni sinirlendirdi. Bu durum, hikâyeye dair bakış açımı biraz olumsuz etkiledi.
Bunun dışında olay örgüsü başarılıydı. Yine de daha fazla betimleme olsaydı, atmosferi çok daha güçlü hissedebilirdik diye düşünüyorum.
Bu kitabı okumayı düşünenlere küçük bir hatırlatma yapmak isterim: Bağımlılık asla hafife alınacak ya da normalleştirilecek bir durum değildir. Eğer böyle bir sorun yaşıyorsanız mutlaka profesyonel destek almalısınız.
Tüm eleştirilerime rağmen yazarın emeğine sağlık. Sude B.