Ben avımın peşinde koşarken,
Ve büyük mülklerin temsilcilerinden parçalar koparırken, senin ay ışığı altında çoban köpekleriyle boğazlaştığını biliyorum.
İşte bu yüzden, kardeşim olmana şaşmıyorum.
Paralel yaşamlarımızın, bizi mavi bir ormanda göz göze getireceği günü bekliyorum ey kurt.
Çünkü asla şehirlerde yaşayamayacağım.
Ve avlanmaktan, savaşmaktan ve yenmekten caymayacağım.
Ben uzlaşmayacağım ey kurt,
Asil yalnızlığımı kutlayacağım..
"Kitaplar senin yerine yaşayacak değil. Kendi ayaklarıyla yürümeyi unutan bir kitap kurdu, eski bilgilerle şişmiş bir ansiklopedi, birileri gelip açmadıkça hiçbir işe yaramayacak bir antika olabilir ancak."
Yalnızca kendini kaptırarak kitap okudun diye, görebildiğin dünya da genişleyecek sanma. Ne kadar bilgi depolasan bile, kendi kafanla düşünüp kendi ayaklarınla yürümedikçe her şey sahte, havada ve gelip geçici şeyler olarak kalır.