"Bir ağaç, kuş, böcek filan, yaşadığı kadarını tanımlamaya çalışır kendine. Gerçek gibi bir dertleri yoktur; o yüzden yalan da söylemez ağaçlar. Yalan ile gerçek arasında çırpınan tek sefil yaratık, kendi kelimelerine teslim olmuş insandır. Çünkü hayatı kelimelerle yeniden kurduğun zaman rahat edersin, gerçeğe sahip olduğun vehmine kapılırsın. "
"Yanlış ve doğru arasında geçmiyor ki hikâyemiz. Keşke yanılgılardan eğlenceli hayatlar kurulabilseydi. Ama öyle olmuyor, yanlış anlaşılmalarla yeni gerçekler inşa ediliyor. İtaat etmemiz gereken yeni gerçekler türetiliyor sürekli. Çünkü yalan bir oyun haline gelebiliyor ama gerçeğin yenilmez bir kutsallığı var, dokunulmaz bir sahtekârlıkla korunuyor o. Ambalajı çok ışıltılı, anlıyor musun? "