Bahar

Bahar
@Bahar_1NC3
Hep yazıp, okuyorum; hem de olabildiğince çok…:)
Başkalarının cetveliyle ölçtüğün hayatını kaç santimde kaybettin?
9/10
·168 syf.··
2026 22. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 17 Mart 2026 23:24
Cetvel, Evrim Kuran’ın hem bireysel farkındalık hem de modern insan eleştirisi yaptığı bir metin. Dışarıdan bakınca sade bir kişisel gelişim kitabı gibi duruyor ama içine girince “kendini kandırma sanatımız” üzerine epeyce yoğunlaşıyoruz. Kitabın içeriği temelde şu sorunun etrafında dönüyor: İnsan kendini neye göre ölçer? Başarı, kariyer, mutluluk gibi kavramların aslında bize ait olup olmadığını sorguluyor. Evrim Kuran; eğitim sistemi, iş hayatı, sosyal beklentiler gibi alanlarda bize verilen “ölçütleri” tek tek masaya yatırıyor. Özellikle gençlerin sürekli kıyaslandığı bir dünyada, bu cetvelin ne kadar adaletsiz olabileceğini gösteriyor. İnsan, kendini dış ölçütlerle tanımladıkça özünden uzaklaşır. Yani başkasının cetveliyle ölçülen bir hayat, ne kadar “başarılı” olursa olsun, aslında eksik kalır. Ki bence alınması gereken en önemli ders bu. Kitabı okurken bir noktada kendi hayatının “Excel tablosu” gibi yönetildiğini fark ediyorsun. Hedefler, başarılar, yapılacaklar listesi… Kitabı o kadar çok beğendim ki tek seferde okudum. Tekrar tekrar okuyabileceğim kitaplardan biri. Kesinlikle okunmalııı…
CetvelEvrim Kuran · Mundi Yayınevi · 2025147 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Bu hikaye hepimizden uzun…
10/10
·129 syf.··
2026 24. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 30 Mart 2026 16:41
Kitap, Osman üzerinden ilerliyor ama aslında tek bir karaktere odaklanmıyor. Osman burada bir temsil gibi daha çok; yarım kalmışlıkların, söylenememiş cümlelerin, ertelenmiş duyguların bir karaktere evrimleşmiş hali. Hikâyeyi okudukça anlıyoruz ki Osman aslında hepimizin hayatında olan insanlardan biri. O yüzden hikayeye hiç yabancılık çekmiyorsunuz;) Kitabın adı da başlı başına bir yorum aslında: “Bu hikâye senden uzun.” Buradaki uzunluk zamanla ilgili değil bence. Duyguların yaşattıklarıyla ilgili. İnsan bazen kısa bir anı yıllarca taşır; bazen de uzun yıllar insanda hiçbir iz bırakmaz. Kitap tam olarak bu farkı hissettiriyor da denilebilir. Kitap karakterin Osman’dan ayrılmak istemesiyle başlıyor. Sonrasında birçok kez karar değiştirmesine rağmen en sonunda artık gerçekten Osman ile olmak istemeyen ama onu çok sevmiş biriyle karşılaşıyoruz.(yine de onca şeyden sonra Osman’a kızmadım değil:)) Kitapta bütün bu olayın yanı sıra birçok bilgi var. Okurken her seferinde “Aaa böyle bir şey mi varmış?” dediğiniz çok fazla bilgi ediniyorsunuz. Asla sıkılmadan okuduğum kitaplardan birisiydi. Yazar birçok dramatik konuyu çok ironik bir dille ele almış bu da aslında bir nevi hayatta hiçbir şeyin o kadar da ciddiye alınmaması gerektiğini anlatır gibi. Yani yazarın da dediği gibi: Dalga geçemediğimiz her şey bizi tüketir, gülelim gitsin Osman… Tekrar tekrar okunabilecek kitaplardan biri. Kesinlikle çok sevdim. Başka bir hayatta görüşmek üzere, Astalavista Osman.
Bu Hikâye Senden Uzun OsmanAylin Balboa · İletişim Yayıncılık · 202213,8bin okunma
Zeka mutluluk getirir mi?
9/10
·325 syf.··
2026 19. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 30 Ocak 2026 21:41
Bu incelemeyi kitabı bitirdikten hemen sonra yazmak istemedim çünkü kitap bittikten sonra üzerinde düşünmeniz gereken onlarca soruyla baş başa kalıyorsunuz ve bunlar öyle cevabı kolay bulunamayacak türden sorular… Charlie’nin yolculuğu, ilk bakışta bir “gelişim” hikâyesi gibi görünüyor. Zekâsı arttıkça dünyayı daha net görmeye başlayan Charlie bize çok önemli bir konuda aydınlanma yaşatıyor. Bilmek gerçekten bir ilerleme midir, yoksa insanı daha derin bir yalnızlığa mı sürükler? Charlie bir ameliyat sonucu gittikçe zekası artmaya başlayan biridir kitapta, ama tabii ki hayatta her şey mükemmel ilerlemez. Charlie’nin farkındalığı arttıkça mutluluğunun azaldığını görürüz zamanla. Aslında bence Charlie bir zamanlar IQ su düşük biri olduğu için bir şeylerin farkına varamıyor değildi. Aksine Charlie asıl o zamanlar saf duygularıyla yaşayan biriydi, oysa zeka arttıkça ve dünyanın gerçekten ne kadar siyah bir yer olduğunu gördükçe bazen içinizden bir ses o eski saf duygulara dönebilmeyi ister. Tam da bu noktada kitap aslında insana, bilmenin belki de sandığımız kadar önemli olmadığını sorgulatıyor. Gelelim Algernon’a, Charlie üzerinde denenen ameliyat aynı zamanda Algernon adında bir farede de denenir. Algernon aksine Charlie için sadece bir deney faresi değildir. Charlie Algernon’a ilk başlarda sanki kendisinin bir rakibiymiş gibi bakar ama zamanla anlar ki aslında Algernon ve Charlie’nin kaderleri birbirine benzer. Bu durum Charlie’nin Algernon ile muhteşem bir bağ kurmasını sağlar. Ve Charlie ilk defa her şeyin farkına varabilirken bile bu kadar saf sevmeye başlar bence. Duygusal olarak bakıldığında ise Charlie’nin en büyük trajedisi, aslında zekâsını kaybetmesi değil; insanlara dair umutlarını kaybetmesidir. Önceden sevgi sandığı şeylerin alay, dostluk sandığı
Algernon'a ÇiçeklerDaniel Keyes · Koridor Yayıncılık · 202537bin okunma