Uzun zamandır kalemi kırılmış bir şairim ben,
Kelimelerim kağıtlara dökülmüyor.
Uzun cümlelerim öznesini bulamıyor.
Kullandığım yüklemler eylemlerim haline gelmiyor.
Üstelik epeydir bir işe yaramaz kağıtlarım,
Hatta soracak olursan pek çoğunu uçak yaptım.
Ama yine de istediğim yere ulaşmadı.
Anlayacağın içi boş kağıtlarım bile varamadı gideceği yere.
Bir de yazıp gönderecektim, ne aptalım
Ama dedim ya işte kalemim kırık.
Yapıştırsan yeniden yazar sanma sakın,
Kırıldığı yerden aktı bütün umutlarım.
Sözcükler zihnimde anlamlarını yitiriyor.
Hani demişler ya kelimeler bazı anlamlara gelmiyor.
Artık bu dünyanın dili bana oldukça yabancı,
Ben kimseyi tercüme edemiyorum, beni bile…
Oysa ben anlamasam dahi,
Sen anlarsın sanmıştım beni.
Neyse vakit daha erken,
Anlamasan bile bak gözlerime yeniden…
Türlü çeşit vicdan vardır çünkü türlü çeşit insan vardır. Bir suikastçinin vicdanı başka türlü tatmin olacaktır; bir hayır severinki başka, bir paragözünki başka, bir hırsızınki başka…