“Aslında yaşamıyordum. Çalışıyor, yemek yiyor, uyuyor, uyanıyordum. (…) Yemek yiyebilmek için çalışıyor, çalıştığım için yoruluyor ve dinlenmem, uyumam gerekiyordu. Uyuduğum için de mecbur bir ara uyanmam gerekiyordu. ‘Gerekenler’ dışında ben, kocaman bir hiçtim. Nefes alıp vermek için yaşıyordum.”
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
“… hayattan yorgundum. Sanki uçurumun kenarında asılı kalmış gibiydim, elimi bıraksalar tutunmaya çaba bile gösteremeyecek kadar güçsüz, âcizdim. Herkesten ve her şeyden darbe yemeye müsait, kırılgandım. Ümit ettiğim güzel günler gelmiyordu. Bel bağladığım insanlar yarı yolda bırakıveriyorlardı.”
“Onlarca dost gözüken düşmanım vardı. Ayağımı kaydırmaya hazır, kuyumu kazan ve beni gömmek için iyisinden bir toprak bile aramayacak olan dost gözüken düşmanlardı bunlar. Onlara inat güçlü olmalıydım. Beni ittikleri yalnızlık çölünden her Allah'ın günü karşılarına çıkıp ‘İşte buradayım! Bugün de ölmedim!’ demeliydim.”