Kitap bir çırpıda biten bir kitap. Okurken çok keyif aldım. Bir poker masasında son bulan 8 hayatı anlatan kitabımız baya akıcıydı. Yazarımız baya iyi betimlemelerle, güzel bir dille yazmış kitabımızı. Zaten kitabın arka kapağında Zülfü Livaneli'nin yorumunu görünce çok sevindim. Hemen okuyup bitirdiğim bu güzel kitapta beni hem hüzünlendiren hem de sevindiren olaylar oldu. Gerçekten çok güzel bir kitaptı. Bu kitabı sa gönül rahatlığıyla alıp okuyabilirsiniz ♡
Yazarın ilk romanıymış fakat ilk roman acemiliği hiç yoktu gayet ustaca yazılmış..
çok severek ve keyifle okudum.. kurguyu çok beğendim.. hiç sıkıldığım an olmadı.. tavsiyemdir .
Ne mutlu ki iyi bir yazar ile tanışmış oldum. Fatih Gezer. Ölüler Kıraathanesi.
Sanki bir kitap değil de birçok kitap okumuş gibiyim. Birden fazla karakter var. Her bir karakter o kadar iyi işlenmiş ki her biri için ayrı bir kitap yazılmış sanki.
Bitmesi istenilmeyecek ve 2021 Vedat Türkali ilk roman ödülünü almış bir eser. Olaylar İstanbul’da bir kıraathanede geçiyor. Hep canlılardan mı dinleyeceğiz demiş yazar ve anlatıcılar bu sefer ölülerden kendi ağızlarından işlenmiş. Kendilerini, hikayelerini ve öldükleri günü anlatıyorlar. Artık kahvedeki insanlara bakış açınız değişecek.
Hayatta kazanamadıklarını masada kazanmaya çalışıyorlardı.
Buradaki herkes gerçeklerden kaçtığı için buradaydı.
Yalnızlık bir liman olmalı, insanın kendi kararıyla çekildiği. Bir zorunluluk olmamalı asla!
Bizi biz yapan seçimlerimizdir. Seçim kriterlerimiz, karakterlerimizi yansıtır.
O ölürken bile kaybetmiyordu. Oysa ben kazanırken bile kaybediyordum.
Kahvede zaman geçirilmezdi, zaman öldürülürdü!
Kendinize çekidüzen verin, namusunuzla çalışın, çalışmayı sevin, insanları sevin, sevişin en önemlisi, okuyun ve sizin gibi okuyanlarla sevişin.
Ben nefes alıp vermeye devam ediyordum, ama ölmüştüm.
Hayatım boyunca en iyiyi aradım. Yanlış anlaşılmasın. Kusursuzu değil, en iyiyi!
Sekiz karakterin ayrı ayrı hikayesi. Belki de bu benim hikayem diyeceksiniz. Aşk, ölüm, aile ilişkileri, tercihler, saklanan gerçekler yani yok yok.
Yazarın diğer kitapları ile devam edeceğim. Okuyun derim.
Kahvenin sahibi Hakim abi , Hannas , Fikri Hoca , Lassie , Tuncay , Makul , Muhsin , Münşi. 8 ayrı kişilik ve 8 ayrı hikaye . İlk başta kumarbaz deyip gececegimiz ama okuyunca 8 hüzünlü yaşam ile tanışıyoruz. Yazarın dili akıcı ve yormuyor . En güzeli ise muhteşem bir final ve yeniden çizilen yollar . Saklanan gizlenen hayatlar. Tavsiye ediyorum
Kitap beklediğimden daha güzeldi.bazı yerlerde çok kafam karıştı ama kitabın sonunda anladım. Kitapta yaşayabileceğiniz tüm duygular var. Ben en çok üzüntü yaşadım. Bu ay okuduğum en harika kitaptı yazarımızın kalemine sağlık.....
Öncelikle Ölüler Kıraathanesi’nin @fatihgezerofficial ‘ın ilk romanı oldugunu ve yine 2021 yılında Vedat Türkali İlk Roman Ödülü aldığını söylemek isterim.
Sekiz ayrı karakterin ,sekiz ayrı yaşamın ölecekleri güne hatta ana kadar başlarından gecenlerı ayrı ayrı anlattıkları bir roman.
Aynı masanın etrafında toplanan,ama birbirlerini sadece tanımak istedikleri kadar tanıyan,gerçeklerle,yalanlarla, önyargılarla,yaşanmışlıklar hatta yaşayamadıklarıyla yan yana gelen kişiler…Kahve sekizinin de ortak paydası.
Gezer’in dili okurken zorlamıyor,hatta yer yer gülümsetiyor .bir de son sayfalarda küçük bir sürpriz var ki okuyunca baya şaşıracaksınız …
Sekiz ayrı hayata misafir olmak istiyorsanız lütfen bu kitabı okuyun…çünkü içerisindeki diyaloglar çok bizden,çok gercek …her bir karakterin hayatı daha da yazılsa roman olur ;hepsi ayrı ayrı cok derin.
*Bu insanlar gerçeği bilmeyi değil,olanlar hakkında hikaye anlatmayı,komplolar kurmayı,at yarışı oynar gibi tahmin etmeyi seviyorlardı . (Sayfa 220)
Ben 'Ölüler Kıraathanesi'ni alıp okumaya niyetlendikten 1 hafta sonra, bu kitap 2021 Vedat Türkali edebiyat ödülünü kazandı. Bu başarı, benim kitabı daha farklı bir motivasyonla okumamı sağladı. Bambaşka hayatlar yaşayan 8 farklı insanın ücra bir kahvehanedeki bir gecesini yine onların ağzından dinliyoruz, fakat onlar öldükten sonra. Yazar, romanı ilginç ve özgün kılan bu anlatım tarzının zorluklarını çok sade ve açık bir dil kullanarak ustaca savuşturmuş. Fatih Gezer, karakterlerin geçmişlerine dönük bireysel yaşantılarını kurgudaki ince zeka oyunlarıyla harmanlamayı başarmış. Kitap bir ilk roman olmasına rağmen üslupta veya anlatımda herhangi bir amatörlük asla göze çarpmıyor. Okuması gayet kolay ve sürükleyici olmasının yanında sonuç kısmı da gayet güzel bağlanmış. Yazarın başarılarının devamını ve daha fazla eser üretmesini diliyorum.
Bol oyunlu bol restli çokca hüzünlü 8 kişinin hikayesi sekizinin de agzindan dinliyoruz bu da olaylarin icine daha bir dahil ediyor sizi. kahramanları ile yasiyorsunuz olaylari bazi kitaplar gercekten yaşatır ya o anda orada olursunuz ya öyle işte. onlar güldükçe bende güldüm onlar hüzünlendikçe bende hüzünlendim onlar öldükçe bende öldüm.sonu ayri bir guzeldi bunuda demeden geçmeyeyim.
“Yaşarken kaybede bildiğin gibi ölürken de kazanabilirdin…
Her tercih bir Vazgeçişse, binlerce seçeneği yok edişse, şüphesiz sen de binlerce kez doğdun, binlerce kez öldün. O yüzden bir gün hakim abinin köyünden Kıraathanesi‘ne mutlaka sen de oraya girmeyi hak ettin.”
Mükemmel bir eserdi. Uzun zamandır bu kadar güzel bir kitap okumamıştım. Sekiz ayrı kişi ve sekiz ayrı kişinin gözünden hayatı ve ölümü en ince detayına kadar ve yaşadıkları olayı bakış açısı farkıyla öğreniyorsunuz.
Ben Alfa yayıncılığın bastığı kitapları çok seviyorum. Bu yayıncılık sayesinde birçok mükemmel yazarla tanıştım.
Bu eserdeki olayları da anlatmak isterim ama sürprizi bozmayayım. Yalnız bir kez daha okumaya değer diyebilirim.
Sizlere de mutlak surette tavsiye ediyorum.
Bu benim yazdığım ilk inceleme. Sahafta dolaşırken tesadüf eseri (?) bulduğum bu kitap, hem konusuyla hem de imzalı oluşu ve içinde birine yazılmış notuyla ilgimi çekmeyi başardı. Hiç sorgulamadan daha önce hiç görüp duymadığım bu kitabı satın aldım.
Böyle rastgele okumaya başladığım bir kitabın bu denli sürükleyici olması beni çok şaşırttı. Kurgusu gerçekten güzel düşünülmüş ve okuması keyifli bir dili var.
Bir poker masasında buluşan karakterlerin hayat hikayelerini ve ana olayın gerçekleştiği geceyi her birinin ağzından tek tek okuyoruz. Hepsinin çok farklı geçmişleri, sırları, dertleri var. Her bir bölümde bir karakterin zihninde geziyoruz, hayatlarına konuk oluyoruz. Okurken onlarla birlikte üzülüyor, seviniyor, aşık oluyoruz.
Zaman zaman okurken elimde bir kitap olduğunu unuttum. Hikayeler o kadar gerçekçi ki sanki karşımda biriyle sohbet ediyormuşum da hayatını dinliyormuşum gibi hissettim. Her biriyle ayrı bir bağ kurdum sanki. Tarif edemediğim samimi bir havası var. Tüm karakterleri dinledikten sonra da kitabın sonunda sizi bir sürpriz bekliyor.
Kısaca sohbet havasında ve şaşırtmacalı sonu olan kitapları seven biriyseniz buna bir şans vermelisiniz. Keyifli okumalar dilerim.
Anne babasının tek çocuğu olan Fatih Gezer küçük yaşlarda müzikle ilgilenmeye başladı. Grup Hertelden ve Ötekiler Müzik Topluluğu adlı gruplarda solist ve gitarist olarak yer aldı. 2012 yılında İstanbul Aydın Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümünü birincilikle bitirip, yüksek lisans eğitimine devam etti. 2013 yılında yönetmenliğini yaptığı Kazova Direnişi: İşgal Et, Diren, Üret! adlı uzun metraj belgesel 9. İşçi Filmleri Festivali kapsamında gösterildi. Aynı yıl Çirkin Adamlar adlı sohbet-eğlence içerikli televizyon programında sunuculuk yaptı. 2016 yılında söz ve bestesi kendisine ait olan beş şarkılık Anlarlar mı? adlı albümünü yayımladı. Düşün adlı derginin genel yayın yönetmenliğini sürdürmekte olan Fatih Gezer günlük yayımlanan bir gazetede köşe yazarlığı da yapmaktadır. "Ölüler Kıraathanesi" adlı romanı 2020'nin ocak ayında Alfa Yayınları'ndan çıktı. Edebiyat ve müzik çalışmaları devam eden sanatçı, Dünya Madenciler Günü'nde söz ve müziğini kendisinin yaptığı "Gerisi Hayat" adlı şarkıyı yayımladı. Yazar evli ve iki kız çocuğu babasıdır.