Şimdi tutsağım. Bedenim bir zindanda demirlere bağlı; zihnim korkunç, kanlı, karşı konulmaz bir düşüncenin esiri! Tek düşüncem, tek inancım, tek gerçekliğim var: Ölüm cezası!
Uzun süre önce bir ses: Tanrılar gidiyor!dedi. Son olarak bir başka ses yükselip haykırdı: Krallar gidiyor! Şimdi üçüncü bir sesin yükselmesinin zamanıdır: Cellat gidiyor!
Bir bahtsızın suçundan, cezasından, çektiği işkenceden, yirmi santime satılan kağıtlarla bir kazanç sağlanıyor. Kanla kirlenmiş bu paradan daha iğrenç bir şey düşünebiliyor musunuz?